Hisbe Teşkilatı, “emr-i bi’l-ma‘rûf nehy-i ani’l-münker” (iyiliği emretmek, kötülükten alıkoymak) ilkesinin gereği olarak ortaya çıkmış bir müessesedir.


Hisbe Teşkilatı, “emr-i bi’l-ma‘rûf nehy-i ani’l-münker” (iyiliği emretmek, kötülükten alıkoymak) ilkesinin gereği olarak ortaya çıkmış bir müessesedir.

Tarih boyunca, halkın adalet, huzur ve güven içerisinde yaşamalarını temin etmek, devletin temel görevleri arasında yer almıştır. Bu maksatla İslâm hukukunda pek çok düzenleme yapılmış ve bunlara bağlı birtakım müesseseler ihdas edilmişti. Bu müesseseler arasında Hisbe Teşkilatı ve dolayısıyla da muhtesiplerin ayrı bir önemi vardır.

Hisbe Teşkilatı’nın görevleri neler olmalı soruna cevap arayan bazı Müslüman âlimler, bu hususta eserler kaleme almışlardır. İlim erbabları yazdıkları eserlerde, …

Nasreddin Hoca; her yaştan, her milletten insanın adı üstünde “hoca”sıdır. Hikmetli bir gönül ehli ve nükte dehasıdır. Kavuğuyla, cübbesiyle, kürküyle, eşeğiyle medeniyetimizin tebessüm ettiren yüzüdür.

Kendimi bildim bileli “Nerelisin?” sorusuna verdiğim “Akşehirliyim…” cevabının akabindeki cümle, “Demek, Hoca Nasreddin’in hemşehrisisin.” olur. Şehir ile Hoca’nın ismi hep birlikte anılır, kaderi beraber yazılıdır.

Yazımızda, bazılarımızın büyüklerinden duyduğu, birçoğumuzun bilgi ya da fikir sahibi olmadığı halk takvimini anlatacağız…

Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.), namazı cemaatle kılmayı teşvikleri sebebiyle de namazlarını, hususî imamlarının arkasında cemaatle eda etmişlerdir. İmâm-ı Sultânî veya İmâm-ı Hakânî diye tabir edilen padişah imamlarına dair detaylar, dosyamızda sizleri bekliyor…

Asırlardır birbirinden habersiz yaşayan iki dünya düşünün. Eskisi (Asya, Avrupa ve Afrika) ile Yeni Dünya (Kuzey ve Güney Amerika)… Sonra Avrupalı bir kâşif ayak basıyor, nereye geldiğinden habersiz Amerika’ya. Beraberinde insan, hayvan, bitki, mikrop ve hastalıkların hiç olmadık hızda takası gerçekleşiyor. Ve dünya için yeni bir dönem başlıyor…

Karayağız atlara binmiş, bozkurt misali, şahin bakışlı, kartal pençeli alpler, gaziler; İslâm sancağını Söğüt’e dikti. Kuruluşun şehri, kurtuluşun müjdecisi oldu. Buyrun biz de davete icabet edelim…

Osmanlı Arşivi’nde tespit edilen bir vesika, Eyüp Sultan Camii’ndeki hatların kimler tarafından yazıldığını ortaya çıkardı. Ta‘lik hatla yazılı inşa kitabelerinin Yesârîzâde Mustafa İzzet gibi çok meşhur bir hattat tarafından yazıldığı, celî sülüslerin ise İcâre Kâtibi Yakub Efendi’nin eseri olduğu anlaşıldı.