Kanuni Sultan Süleyman Han devrinde, Zigetvar Seferi’nde esir düşen Mustafa Çavuş’un, zindandaki hâlini resmedip İstanbul’a gönderdiği “görsel mektup”, Osmanlı sanat tarihinde bilinen en erken otoportre örneklerinden biridir…
Otoportre resim sanatındaki ilk örnekler, 15. yüzyılın ortalarında görülmeye başlamıştır. Osmanlı resminde ilk otoportrenin ise Sultan Abdülmecid Han’ın Avrupa’ya gönderdiği ve Viyana, Paris ve Berlin sanat okullarında eğitim gören Hüsnü Yusuf Bey tarafından 1849 yılında yapıldığı bilinmektedir. Ancak gerçekten öyle midir? Osmanlı’ya ait ilk otoportreyi, 16. yüzyıla tarihlendirirsek ne dersiniz? Elbette bu, bir sanat akımı olarak değil; fakat günümüzün “selfie”lerine taş çıkaracak nitelikte bir Osmanlı otoportresi elimizde mevcut.
Pragmatik Otoportre
Yayınladığımız otoportrenin sahibi Mustafa Çavuş, tıpkı Osmanlı’daki erken dönem otoportre örnekleriyle ilişkilendirilen Hüsnü Yusuf Bey ve Şeker Ahmed Paşa gibi asker kökenlidir.
Bu eser, kendisinden önce ve sonra yapılan otoportrelerden farklı olarak pratik bir amaca hizmet eder: Kanuni Sultan Süleyman Han’ın 1566 yılında gerçekleşen Zigetvar Seferi sırasında esir düşen Mustafa Çavuş, esaret altındaki hâlini gösteren bir resim çizerek âdeta “görsel bir mektup” hazırlar. Bir nevi “selfie” olan bu görüntüyü, dönemin çavuşbaşına ve dolaylı olarak padişaha ulaştırılmak üzere gönderir.
Resim, yazdığı mektup ile birlikte İstanbul’a ulaştığında, dönemin sadrazam vekili (sadâret kaymakamı) olan eski Yeniçeri Ağası Kanijeli Siyavuş Paşa’ya sunulur. Siyavuş Paşa, mektubun aslını ve otoportreyi 1580 yılının Eylül ayı başlarında Habsburg elçisi Joachim von Sinzendorf’a ileterek konunun incelenmesini talep eder. Mektubun elçilik tercümanı tarafından yapılan çevirisi de otoportreyle birlikte Viyana’ya gönderilir.
Yazının tamamını Yedikıta Dergisi 215. sayısından (Temmuz 2026) okuyabilirsiniz.




