Kitap Dostu Bir Şehid Sadrazam

Sadrazam Ali Paşa, kitaplara çok düşkündü. Her fırsatta kitap okur, hatta savaşa dahi kıymetli eserlerini götürürdü. Şehadete erdiği savaş meydanında, yanında bulunan en değerli eşyalarından başı çekenler, şüphesiz kitaplarıydı…

Eseri Çok, İsmi Yok! Sultan Üçüncü Mustafa

Şu fani dünyada kimi yaptığı eserle, kimi hayırlı bir iş ile yaşatır, ismini. Bazen de eserler, asırlarca yaşar da isimler anılmaz olur. Bugün İstanbul’daki birçok yapının isimsiz bânîsi Sultan Üçüncü Mustafa’yı ismiyle ve hayırla yâd edelim istedik…

Kanuni’yi Kuzu Sananlar

Sultan Selim Han’ın yavuzluğu yanında, Süleyman Han’ı sakin görenler, nasıl bir pençe yiyeceklerinden habersizdi. “Kuzu” diye nitelendirdikleri Kanuni’nin muhteşemliğine vâkıf olmaları uzun sürmeyecekti…

Cihan Tahtında Bir Saltanat Gölgeliği Topkapı Sarayı

Bir zamanlar teşrifatıyla, dinî ve ananevî hassasiyetleriyle, uluslararası siyasî münasebetlerdeki yeriyle Topkapı Sarayı, şimdilerde ülkemizin en çok ziyaret edilen mekânlarından olsa da bugün bizim pek anlayamadığımız bir dili konuşur aslında. Bu dil, sarayın kapılarında, kulelerinde, mutfak bacalarında ve en önemlisi de her biri ayrı manalar taşıyan kitabelerinde hatta çinilerle kaplı duvarlarında bile kendini hissettirir. Asırlarca Osmanlı Devleti’nin yönetim merkezi olmuş bu müstesna sarayın neler söylediğini tamamen olmasa da bir miktar anlayabilmek için…

Vezir-i Kebir Bayezid Paşa

Osmanlı tarihinde çok kıymetli paşalar, büyük sadrazamlar yetişmiş, çok kritik vazifeler üstlenmiştir. Ulu sultanların devlet yüküne ortak olmuş, kimisi bu uğurda canını bile feda etmiştir. Bu devlet adamlarından biri de Bayezid Paşa’dır. Ankara Savaşı’ndan çıkan Osmanlı Devleti’nin yeniden toparlanmasında, Bayezid Paşa’nın büyük hizmetleri olmuştur…

Avrupa’nın Çelik Kilidi Belgrad

Bundan 500 sene evvel burçlarına İslâm sancağı dikilen Belgrad, yaklaşık bir aylık muhasara neticesinde fethedilmişti. Ecdadının izinden giden Sultan Süleyman Han’ın ilk seferi ve Avrupa içlerinde at süreceğinin ilk emaresiydi Belgrad. Fethinden sonra Osmanlı tarafından serhad şehri olarak görülen Belgrad, Avrupa içlerine yapılacak bütün seferlerde ordugâh olarak kullanılmıştı…

İstanbul Önlerinde Bir İngiliz Donanması

20 Şubat 1807 sabahı payitaht İstanbul, en karanlık günlerinden birine uyanmış, beklenmedik bir hadise cereyan etmişti. İngiliz donanmasına ait 14 savaş gemisi İstanbul’a kadar gelmiş, Kınalıada önlerinde demir atmıştı. Yüzyıllardır müttefik dahi olsalar yabancı savaş gemilerinin gelmelerine izin verilmeyen payitahtta, ilk defa böyle bir şey yaşanıyordu. İstanbul’u ablukaya alan İngilizlerin, buna cüret etmesine sebep neydi?..