Vezir-i Kebir Bayezid Paşa

Osmanlı tarihinde çok kıymetli paşalar, büyük sadrazamlar yetişmiş, çok kritik vazifeler üstlenmiştir. Ulu sultanların devlet yüküne ortak olmuş, kimisi bu uğurda canını bile feda etmiştir. Bu devlet adamlarından biri de Bayezid Paşa’dır. Ankara Savaşı’ndan çıkan Osmanlı Devleti’nin yeniden toparlanmasında, Bayezid Paşa’nın büyük hizmetleri olmuştur…

Avrupa’nın Çelik Kilidi Belgrad

Bundan 500 sene evvel burçlarına İslâm sancağı dikilen Belgrad, yaklaşık bir aylık muhasara neticesinde fethedilmişti. Ecdadının izinden giden Sultan Süleyman Han’ın ilk seferi ve Avrupa içlerinde at süreceğinin ilk emaresiydi Belgrad. Fethinden sonra Osmanlı tarafından serhad şehri olarak görülen Belgrad, Avrupa içlerine yapılacak bütün seferlerde ordugâh olarak kullanılmıştı…

İstanbul Önlerinde Bir İngiliz Donanması

20 Şubat 1807 sabahı payitaht İstanbul, en karanlık günlerinden birine uyanmış, beklenmedik bir hadise cereyan etmişti. İngiliz donanmasına ait 14 savaş gemisi İstanbul’a kadar gelmiş, Kınalıada önlerinde demir atmıştı. Yüzyıllardır müttefik dahi olsalar yabancı savaş gemilerinin gelmelerine izin verilmeyen payitahtta, ilk defa böyle bir şey yaşanıyordu. İstanbul’u ablukaya alan İngilizlerin, buna cüret etmesine sebep neydi?..

Osmanlı’da İlklerin Şehri İznik

Bugün dahi tarihî dokusunu büyük oranda korumuş olan İznik, Anadolu’daki ilk Selçuklu fetihlerinden olmasının yanı sıra, Osmanlı’nın da ilk fethettiği ana merkezlerden biridir. Beylikten devlete geçişin ilk basamağı diyebileceğimiz İznik, ilk kurumsal ilim merkezleri ve sosyal müesseseleriyle, devletin kuruluş yıllarında sağlam zeminlerden birini teşkil etmiştir. Burada yetişen âlimler, mutasavvıflar, beyler ve paşalar, İstanbul’un fethine açılan kapıyı aralayanlardandır. Orhan Gazi’nin fethedip Nilüfer Hatunların, Çandarlı Kara Halillerin imar ettiği İznik, Eşrefoğlu Rûmî Hazretleri ve Şeyh Kutbüddin İznikî gibi tasavvuf büyüklerinin elinde kıvamını bulmuş ve “ilk”lere sahne olmuş bir müstesna beldedir…

Mehd-i Ulyâ-yı Saltanat VALİDE SULTAN

Tahta çıkan padişahın annesine, Valide Sultan denirdi. Onlar sadece padişah annesi değildiler. Aynı zamanda cihanın idare edildiği, padişahın evinin en yetkili kişileriydiler. Şehzadelerinin donanımlı yetişmesine gayret gösteren Valide Sultanlar, yaptırdıkları hayır eserleriyle de Osmanlı mülkünü süslemişlerdi. Osmanlı’da Valide Sultanlık müessesesini ve Valide Sultanlar  hakkında merak edilenleri, kıymetli okuyucularımız için kaleme aldık…

işkodra

Rumeli’de Son Savunma İşkodra

İşkodra Savunması’nı yahut Hasan Rıza Paşa’nın müdafaasını pek çoğumuz bilmiyoruz. Osmanlı’nın Rumeli’deki son toprak parçası düşerken verilen mücadeleyi, elbette anlatmamız gerekir. Hasan Rıza Paşa’nın üstün hizmet, gayret, cesaret ve kahramanlığı sayesinde, Balkan Savaşları esnasında gerçekleşen savunma, her şeye rağmen Osmanlı askerinin, vazifesini layıkıyla yaptığını, ordunun şan ve şerefinin korunduğunu gösteren bir kahramanlık destanıdır…

Gayret-i Diniye Buna Nasıl Tahammül Eder?

Sultan İkinci Mahmud Han, Rusların Balkanlar’daki şiddetli ilerleyişi ve küstah diplomasisi karşısında, İstanbul’da umumî bir meşveret yapılmasını emretmişti. Bu mecliste okunmak üzere bir hatt-ı hümâyûn yazan Sultan Mahmud, Ehl-i İslâm’ın bilinçlendirilmesini ve milletçe topyekûn gayret sarf etmenin şart olduğunu beyan ediyordu. Saltanatın ateşten bir gömlek olduğunu herhalde sadece yaşayan bilebilir, diyelim ve 210 yıl öncesine gidelim…

Çelebi Mehmed

Müceddid-i Devlet Çelebi Mehmed

Osmanlı tarihinde Fetret Devri diye meşhur on bir yıllık zaman dilimi, kendinden nice dersler alınacak bir sahnedir. 1402-1413 arasındaki bu döneme, Yıldırım Bayezid’in en küçük oğlu Çelebi Mehmed son vermiş, vefat ettiğinde arkasında, babasından devraldığı gibi bir devlet bırakmıştı.