KONYA

Anadolu’nun Mimarı Selçuklu’nun Ulu Sultanı Alâeddin Keykubad

Köyden şehre, minareden eyvana, kalpten kalbe Anadolu’yu hane hane işleyen bir sultandır Alâeddin Keykubad. Bu toprakların günümüzde de sahip olduğu sınırların ilk sahibidir diyebiliriz ona. Dokuz yılı Bizans’ta, sekiz yılı da Malatya’nın muhkem kalelerinde geçen on yedi yıllık sürgün hayatına mukabil, on yedi yıl sürecek saltanatı boyunca, elinde İslâm sancağıyla doğudan batıya, kuzeyden güneye ordular sevk etmişti. En büyük destekçileri ve danışmanları arasında hakikî âlimler ve sûfîler vardı. O, Selçuklu’nun “Uluğ” sultanıydı…

KONEVİ

Sultan Alâeddin ve Anadolu’ya Vurulan İslâm Mührü

Anadolu Selçuklu Devleti’nin muhteşem sultanı Alâeddin Keykubad devri (1220-1237), ilim ve irfanın zirveye ulaştığı altın çağdır. Zira Moğol istilası sebebiyle Türkistan, Harezm ve Horasan’dan ayrılmak zorunda kalan birçok mutasavvıf, âlim, derviş ve şeyh, Anadolu’ya gelmiş, Selçuklu sultanlarının maddî ve manevî destekçileri, danışmanları olmuşlardı. Anadolu’da birçok tekke ve zaviye kurmuşlar, özellikle Sultan Alâeddin Keykubad’ın destek ve ilgisini kazanmışlardı. Bu durum, 13. asır Anadolu’sunda sosyal, ekonomik, dinî ve kültürel hayatı büyük ölçüde etkilemişti…

Selçuklular Ne Yerdi?

Bu topraklardaki en eski cetlerimizden Selçuklular, Orta Asya’dan Anadolu’ya ciddi bir kültür tecrübesiyle gelmişlerdi. Burada yeni bir kültürle karşılaştılar. Bunların içinden de dinlerine ve örflerine münasip olanları kendi kalıplarında yeniden şekillendirip bünyelerine kattılar.