Hac yolculuğu, eskiden yalnızca bir ibadet değil; şehir hayatında, evlerde ve mahallelerde iz bırakan önemli bir yolculuktu. Bu yolculuk, giden kişiyi olduğu kadar, geride kalanları da etkilerdi…


Hac yolculuğu, eskiden yalnızca bir ibadet değil; şehir hayatında, evlerde ve mahallelerde iz bırakan önemli bir yolculuktu. Bu yolculuk, giden kişiyi olduğu kadar, geride kalanları da etkilerdi…

Adaletin timsali, hakkı geciktirmeyen ve hak ile bâtılı ayıran Hazret-i Ömerü’l-Fârûk (r.a.); gençliğinden itibaren fikirlerine başvurulan, kararlarıyla insanlığa örnek olan müstesna şahsiyettir.

Kurtubalı Müslümanlar tarafından kurulan Girit Müslüman Emirliği, yaklaşık bir buçuk asır boyunca Akdeniz’de hüküm sürmüştür.

Bugün İslâm medeniyetinden söz edebiliyorsak, bunu Medine-i Münevvere’ye borçluyuz diyebiliriz. Zira İslâmî kültürün tekâmül etmeye başladığı nokta, bu mukaddes beldedir.

Büreyde bin Husayb el-Eslemî (r.a.) Hazretleri, Horasan bölgesinde en son vefat eden sahabî olup, İslâm tarihinde önemli bir yere sahiptir.

Dünyanın en çok ziyaret edilen şehirlerinden Barselona, bir zamanlar “Berşelûne” adıyla Endülüs’ün kuzeyindeki önemli İslâm merkeziydi.

Asırlar boyunca İslâm medeniyetinin manevî omurgasını oluşturan fütüvvet ve onun Anadolu’daki tezahürü olan Ahilik, gençliği faziletle yoğuran, toplumu kardeşlik ve adalet ekseninde birleştiren köklü bir ahlâk ve teşkilat geleneğidir…

Endülüs, İber Yarımadası’nda yaklaşık sekiz asır boyunca hüküm sürmüş müstesna bir İslâm medeniyetidir.

İslâm’da kadın, yalnızca bir birey değil; rahmetin, şefkatin ve faziletin timsalidir. Cahiliye devrinin karanlığını vahyin nuruyla aydınlatan İslâm, kadına hak ettiği değeri vermiştir.

Bu makalemizde İslâm şehirciliğinin ilk dönemlerine ve şehir müelliflerinin ilk misallerine temas edeceğiz…