Kanuni Sultan Süleyman Han devrinde, Zigetvar Seferi’nde esir düşen Mustafa Çavuş’un, zindandaki hâlini resmedip İstanbul’a gönderdiği “görsel mektup”, Osmanlı sanat tarihinde bilinen en erken otoportre örneklerinden biridir…


Kanuni Sultan Süleyman Han devrinde, Zigetvar Seferi’nde esir düşen Mustafa Çavuş’un, zindandaki hâlini resmedip İstanbul’a gönderdiği “görsel mektup”, Osmanlı sanat tarihinde bilinen en erken otoportre örneklerinden biridir…

Büyük Kuzey Savaşı (1700-1721), tarihimizde pek bilinmez. Ancak İsveç kralı 12. Karl’ı iyi biliriz. Nam-ı diğer Demirbaş Şarl! Çar Petro’ya yenilerek Osmanlı’ya sığınan Şarl, buradaki günlerini titiz bir gözlemci gibi geçirir. Türk kültürünü, yemeğini ve ordusunu inceler. Fakat onun dikkatini çeken şeylerden biri de Osmanlı gemileri olur.

8. yüzyılda ortaya çıkan kuzeyli bir kavim, Avrupa coğrafyasını yüzyıllarca kasıp kavurmuştu. Ana motivasyonları gümüş olan bu insanlar, Vikinglerden başkası değildi. Karakteristik gemileri sayesinde uzun mesafeleri kat edebiliyorlar ve uzak diyarlara yerleşim yerleri kurabiliyorlardı.

Fotoğrafçılığın henüz emekleme döneminde, farklı şehirleri ve âbideleri fotoğraf aracılığıyla bir araya getirme fikrinin ürünü; “Excursions Daguerriennes” albümü ile geçmiş …

Dünyanın en çok ziyaret edilen şehirlerinden Barselona, bir zamanlar “Berşelûne” adıyla Endülüs’ün kuzeyindeki önemli İslâm merkeziydi.

Gine ülkesi, Sahra altı Afrika’nın bir bölgesinin adıyken, iki farklı kıtada daha iki farklı ülkeyle ismini paylaşır…

İstanbul’un ihtişamlı tarihinin gölgesinde kalan Çatalca Surları, şehrin dış savunma hattının bir parçası olarak beşinci yüzyılın sonunda inşa edildi. Bugün pek az kişinin bildiği bu devasa yapılar, İstanbul’u batıdan gelebilecek tehditlere karşı koruyan ilk kalkan görevini üstlenmişti.

Dört yıl sürecek Birinci Dünya Savaşı’nın ağır ekonomik faturası bir tarafa, savaşın sonucunda milyonlarca kişi hayatını kaybetmiş; üstüne üstlük çözülemeyen ve yeni ortaya çıkan sorunlar ise İkinci Dünya Savaşı’na giden yolun taşlarını döşemişti…

Hayatın kendisi zaten bir macera olarak başımıza gelirken tarihte şehir şehir gezen tüccarlar, maceranın üzerine üzerine giderler.

Haziran 1908’de Baltık Denizi kıyısındaki Reval şehrinde, İngiltere’nin kral ve kraliçesi ile Rusya’nın çar ve çariçesi bir araya gelmişti.