Tuna Nehri kıyısında kurulan Silistre, akarsuların bol olduğu bereketli topraklar üzerinde yükselmiş bir şehirdir. Osmanlı hayırseverleri tarafından Silistre’de kurulan su vakıfları, bir yandan şehir halkının günlük hayatını kolaylaştırırken, diğer yandan kırsal bölgelerde yaşayan ahalinin su ihtiyaçlarının karşılanmasına büyük katkı sağlamıştır…
Rumeli’de, Osmanlı Devleti’nin istikrarlı bir düzen tesis etmesinde vakıfların önemli rolü vardır. Osmanlı vakıflarını kuranlar çoğunlukla padişahlar, hanedan mensupları veya yönetici sınıfı mensupları olduğundan, bu kişiler devletin varlık sebebini vakıflar yoluyla gerçekleştirmişlerdir. Vakıflar, amme hizmetlerine doğrudan doğruya iştirak eden özel teşebbüsler olduğundan, bu kişiler vakıflar kurmamış olsalardı; eğitim, sağlık, altyapı, sosyal ve dinî hizmetleri bizzat devletin kendisi temine mecbur kalacak, bu surette ise bütün amme hizmetlerinde vakıfların sağlayacağı nakdî yardımlar azalacaktı. Bu itibarla vakıf kurmak isteyenler için devletin kolaylaştırıcı unsurları hazırlaması, aynı şekilde teşviklerle kişileri yeni yatırımlara yönlendirmesi önemli bir siyasettir.
Vakıf müesseseleri, insanlara hizmet etmeyi gaye edindiğinden, ihtiyaç duyulan yerlere yeni binaların inşa edilmesi hayırseverlerin gayretleriyle mümkün olmuştur. İbadetin sahih ve makbul olabilmesi için taharetin gerekli görülmesi, Müslüman toplumlarda suyu, dinî hayatın vazgeçilmez unsurlarından biri hâline getirmiştir. Su, abdest ve temizlik ihtiyacının yanı sıra günlük hayatın yeme-içme gibi temel ihtiyaçları bakımından da büyük önem taşımıştır. Bu sebeple çeşme, sebil, hamam ve su yolları gibi vakıf tesisleri zamanla yaygınlaşmıştır. Tuna Nehri kıyısında kurulan Silistre’de faaliyet gösteren vakıflar da bu anlayış doğrultusunda hareket etmiştir.
Arşiv Kaynaklarına Göre Silistre’de Su Vakıfları
Akarsuların bol, ulaşımın kolay olduğu Silistre bölgesinde su ile ilgili vakıf yatırımlarının hangi alanlardan teşekkül ettiğini evkaf ve tahrir defterlerinden tespit etmek mümkündür. Bunların yanında vakfiye kayıtlarında da birtakım bilgiler yer almaktadır.
Silistre Sancağı’nda, suyun insanoğlu tarafından nasıl kontrol edildiği, su kaynakları üzerinde inşa edilmiş vakıf yapıları takip edilerek anlaşılabilir. Silistre şehir merkezinde su vakıfları ile ilgili çok sayıda yapı göze çarpmaktadır. 17. yüzyılda Silistre şehri, Tuna Nehri kıyısında; yeşillikler içerisindeki bağları, bahçeleri, mesire yerleri ve seyir alanları ile dikkat çekmektedir. Tuna Nehri’ne bakan Vişniçse, Kendikopan, Karaağaç, Akçeşme ve Arslanlı Çeşme mesire alanlarının yanı sıra bölgedeki Pastırma Adası, yaz mevsiminde en fazla ilgi gören yerlerdendir.
Yazının tamamını Yedikıta Dergisi 215. sayısından (Temmuz 2026) okuyabilirsiniz.




