Osmanlı Devleti’nde mahkemeler, daha önceki ve çağdaş İslam devletlerinde görülen adlî yapı ile mukayese edildiğinde daha gelişmiş ve uzmanlaşmış bir sistemle hizmet etmekteydi.


Osmanlı Devleti’nde mahkemeler, daha önceki ve çağdaş İslam devletlerinde görülen adlî yapı ile mukayese edildiğinde daha gelişmiş ve uzmanlaşmış bir sistemle hizmet etmekteydi.

Dünyada bir insan tarafından üretilen ilk dildir Bâleybelen. Şair ve mutasavvıf Muhyî-i Gülşenî ise bu dilin müellifidir. Muhyî sekiz yılda grameri, kelimeleri, vezinleri ve hatta örnek eserleriyle sıfırdan bir dil inşa etmiş ve bu dilde on bin kelime türetmiştir…

Pek çok fonksiyonu bulunur saat kulelerinin. Şehrin sembolüdürler… Adres tarifleri ona göre yapılır, hatıra fotoğrafları onun önünde çekilir.

Birinci Dünya Savaşı’nın başladığı Ağustos 1914’te, önce Belçika, sonra da Fransız Ordusu’na yazılmak isteyen Nogales Méndez’e, Bulgar Ordusu Korgenerallerinden Mihail Savov şöyle demişti: “Biliyorsunuz, Fransızlar ve İngilizler Latin Amerika halklarının düşmanlarıdır.

İlk sokak lambasını İspanya’nın Kurtuba şehrinde yapan Endülüs Emevileri, her yüz metrede bir içerisinde gaz lambası olan direkler dikmişler ve bu gelenek zamanla yaygınlaşarak günümüze kadar gelmiştir.

Hilafet müessesesinden bahsedilen 1903 tarihli vesikada, Osmanlı’nın hilafeti Abbasîlerden devralışının Hicrî 400. yılına yaklaşıldığı ve bu durumun bir fırsat bilinerek “kemâl-i debdebe ve satvetle” kutlanması gerektiği belirtiliyor..

Dilekçe ve mektup gibi bazı belgelerde bazen mühür veya imza kullanılıp resmî ve önemli vesikalarda, mahkeme-i şeriyye ilâm ve hüccetlerinde ise imza ve mühür birlikte kullanılmıştır. Bu usul, yazılan şeyin sahte olmadığını bildirmek açısından mühimdir…

Tahlisiye madalyası; yangın, sel, deprem gibi türlü felaketler veya birdenbire vuku bulan tehlikeler karşısında ölümle burun buruna gelenleri canını hiçe sayarak, varlığını ortaya koyarak kurtaranlara Osmanlı Devleti tarafından verilen bir madalya idi.

Osmanlı devri yol yapımında dikkatleri üzerine çeken en mühim araç silindirdir diyebiliriz. Kazma kürekle açılan yollara toprak, mıcır, taş ve diğer malzemeler mühendisler gözetiminde döşeniyordu. Yola döşenen malzemenin sıkıştırılması, bozulmasının önüne geçilmesi için de silindirler kullanılıyordu.

Hicaz’ın Osmanlı idaresine geçmesinden (1517) itibaren bölgenin su ihtiyacı için çok çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalar, mevcut su yollarının tamir ve bakımları, yeni su kuyularının açılması, su sarnıçlarının tesis edilmesi, yakın veya uzak yerlerden su getirtilmesi ve son olarak da deniz suyu arıtma tesislerinin kurulması şeklinde olmuştur…