MESCİD-İ NEBEVİ’DE BÜYÜK DEĞİŞİM

622’de Resulullah Efendimiz’in (s.a.v.) hicretiyle şereflenen Medine-i Münevvere şehri, hem Resulullah’ı (s.a.v.) hem de onun Mescid-i Şerif’ini bağrında taşıyor. İlk inşasından itibaren Müslümanların büyük hürmet besledikleri Mescid-i Nebevi, asırlar boyu birtakım tamirat geçirmişti. Ama en muhtevalı ve itinalı tamir; hürmette, edebe riayette ve adalette emsali görülmemiş bir çalışma ile Osmanlı sultanı Abdülmecid Han’a nasip olacaktı…

Nısf-ı Cihan İsfahan

Hz. Ömer (r.a.) devrinde fethedilmişti. Selçukluların başşehri, Harzemşahların, Timurluların ve Safevilerin gözdesiydi. Etrafı atla bir günde dolaşılabilirdi. Hem “yüz kapılı şehir”di, hem “nısf-ı cihan” ve “nakş-ı cihan”… Yani dünyanın yarısı ve dünyanın süsü. Tarihçiler ve seyyahlar onun zikrinden müstağni değildi; biz de olamadık…

Ali Emiri Efendi

İlim ve irfan sahasında çalışmaları ve kitaplarıyla ismi hatırlardan silinmeyecek Ali Emiri Efendi, tam 90 sene önce vefat etmiş, dengi ender bulunur bir hazine, bir ayaklı kütüphane idi…

Padişah Anneleri

Osmanlı saray hayatı tamamen dış dünyaya kapalı idi ve buradaki hayat hakkında en küçük bir bilgi dışarıya çıkmazdı. Sonradan anlatılan ve ekserisi hayal ürünü olan harem hikâyeleri tamamen uydurma ve bilhassa batılıların geniş muhayyilelerinin eseridir…

Merhaba! Size tarih hakkında nasıl yardımcı olabilirim?