Tarih ve kültürün buluştuğu ve bahar aylarının cazip duraklarından Tunus, gezilip görülmesi gereken bir yer. Cezayir ve Libya arasından, Akdeniz’e uzanan ülke, zengin tarihinin yanı sıra, renkli bir coğrafyaya da sahip.


Tarih ve kültürün buluştuğu ve bahar aylarının cazip duraklarından Tunus, gezilip görülmesi gereken bir yer. Cezayir ve Libya arasından, Akdeniz’e uzanan ülke, zengin tarihinin yanı sıra, renkli bir coğrafyaya da sahip.

Osmanlı devrinde Yemen, iki mukaddes şehir Mekke ve Medine’nin muhafazası için ‘Harem’ topraklarından kabul edilmiştir… Her ne kadar Devlet-i Âl-i Osman’ın en uzak topraklarından biri olsa da Yemenli halkın devlete bağlılığına önem verilmiş, üzerinde en çok durulan konulardan birisi de eğitim olmuştur…

“Ben, padişahtan pek uzak sayılmayacak bir yerde duruyordum. Tam bu sırada ancak bin adet namludan çıkabilecek bir gürültü duyuldu. Gövdemin üst kısmında müthiş bir baskı hissettim. Sanki dev bir çift el belimden yukarısını sıkıyor, sıkıyordu. Padişahın soğukkanlılığına hayran kalmıştım…”

Tarihle tabiatın tam bir uyum içerisinde bulunduğu bir ülke olan Hindistan, mimarî açıdan da birçok güzel esere ev sahipliği yapmaktadır. Bunlardan Tac Mahal, dünyanın en çok bilinen ve ziyaret edilen eserleri arasında yer alıyor.

Her devirde binlerce insan grip, veba, kolera, tifüs gibi bulaşıcı ve salgın hastalıklardan hayatını kaybetmiştir. Her ne kadar asırlar, devirler değişse de hastalıklar tarih boyunca hep kendinden söz ettirmeyi başarmıştır.

Selçuklu devri çini mihraplarının ülkemizdeki son şaheseri olan Beyhekim Mescidi mihrabı, yurtdışına kaçırılmış olan diğer değerli eserlerimizle maalesef aynı kaderi paylaşmıştır.

19.asrın sonlarında dünya devletlerinin çoğu denizaltı nedir bilmezken, Osmanlı Devleti iki tane denizaltıyı donanmasına katmıştı. Osmanlı’nın elindeki bu meçhul silahın nasıl bir şey olduğunu merak edenlerin sayısı hayli çoğalmış, casuslar bu denizaltının fotoğraflarını çekmek için olmadık yollar denemişlerdi.

“İki kuvvetli elin boğazımı sıktığını hissediyordum. Bu iki el beni hem boğuyor, hem de denizin derinliklerine sürüklüyordu. Boğazımı sıkan bu iki kuvvetli eli görür gibi oldum. Çadırımın içinde sanki bir hayalet vardı. Fakat yüzü karanlıkta seçilemiyordu.” (Ian Hamilton, Gelibolu Günlüğü)

Büyük Sahra Çölü’nün tam ortasında, ortalama gelirin kişi başı yıllık 200-250 dolar, ortalama ömrün 40 yıl olduğu, insanların % 80’inin açlık sınırının altında yaşadığı, dünyanın en fakir ikinci ülkesi Nijer…

“İstanbul’un kuzeyinde olan Galata’nın eteğinde bir mil eninde Haliç vardır. Batıda hududu Kâğıthane’ye dayanan Haliç’in uzunluğu on sekiz mildir. Buradan İstanbul’a kayık ve mavnalarla geçilir. Çok eski zamanlarda, orada zincirden bir köprü varmış.”