Çin’in en uzun başşehirlik yapmış imparatorluk şehri ve İpek Yolu’nun kara hattının başladığı Şian, ülkenin tarihi ve kültürü bakımından birçok mühim unsurunu barındırmasının yanı sıra içi “Kur’ân dolu” bir camiyi de barındırıyor.


Çin’in en uzun başşehirlik yapmış imparatorluk şehri ve İpek Yolu’nun kara hattının başladığı Şian, ülkenin tarihi ve kültürü bakımından birçok mühim unsurunu barındırmasının yanı sıra içi “Kur’ân dolu” bir camiyi de barındırıyor.

İsviçre, Avrupa’nın merkezinde, küçük bir ülke olsa da bizim tarihimiz açısından ayrı bir önemi var. 10 ülkenin topraklarında 2779 km yol alan ve kültürümüzün hemen her köşesinde adı geçen Tuna nehri İsviçre’den doğuyor.

Mescid-i Aksa’da bulunan tek Selçuklu devri kitabesi, Kudüs’te Selçuklulara ait yegane bir iz olması bakımından çok mühimdir. Kudüs İslamî Müzesi Müdürü tarafından fotoğrafları çekilen kitabe ortaya çıkarılmak yerine, 900 yıl kaldığı karanlığa tekrar gömülmüştür…

Birinci Dünya Savaşı’nın başladığı Ağustos 1914’te, önce Belçika, sonra da Fransız Ordusu’na yazılmak isteyen Nogales Méndez’e, Bulgar Ordusu Korgenerallerinden Mihail Savov şöyle demişti: “Biliyorsunuz, Fransızlar ve İngilizler Latin Amerika halklarının düşmanlarıdır.

1900’lü yılların başlarında ülkemizde ve dünyada yaşanan gelişmeler, İslâm dünyasında Japonya’ya olan alakayı artırmıştı. Bazı kesimler Japon İmparatorunu “Halife” olarak önerirken; bazıları ise, Japonya’nın Müslüman olmasıyla teknik üstünlüğü ele geçirecek olan İslâm dünyasının “kurtuluşa” ereceğini düşünmekteydi.

Sri Lanka, Hindistan’ın en güneyinde elmas kıymetinde bir ada. 1500’lü yıllarda Avrupalıların adaya ayak basmalarıyla birlikte buranın zenginlikleri dünyanın öbür ucuna doğru akmaya başlar.
Bu gördüğünüz, hepimizin imdadına gelmiş olan Barbaros ve ordusudur. Bir Fransız şiirinden

Dünyada ileride meydana gelecek birçok hadise zaman zaman dedikodu halinde kulaktan kulağa yayılıyor veya çeşitli yayın organlarında yayınlanabiliyor. Birinci Dünya Savaşı başlamadan önce de belirli planlar sahneye konmuş ve beklenen bir sona doğru kamuoyu yönlendirilmişti.

Neredeyse on asır maruz kaldıkları İngiliz baskısı, sırf mezhepleri sebebiyle uğradıkları zulüm ve bütün bu sıkıntılardan kurtulmak için yaptıkları göçler, İrlandalıları gitgide perişan etmişti.

İnsanoğlu eskiden beri, hastalıkların tedavisinde acıya mani olmanın ya da dindirmenin yolunu aramıştır. Özellikle cerrahi müdahalelerde hastaya acıyı hissettirmeyen yöntemler kullanılmıştır. Bu yöntemlerin en bilineni anestezidir…