20. yüzyılın başında Avrupa devletleri arasında var olan siyasî anlaşmazlıklar ve rekabet; gelişen sanayinin ham madde ihtiyacı ve artan sömürgecilik faaliyetleri, İtilaf Devletleri (İngiltere, Fransa ve Rus Çarlığı) ile İttifak Devletleri’ni (Osmanlı Devleti, Almanya, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ve İtalya -ki sonradan İtilaf bloğuna geçecek-) âdeta patlamaya hazır birer bomba hâline getirmişti. Dört yıl sürecek Birinci Dünya Savaşı’nın ağır ekonomik faturası bir tarafa, savaşın sonucunda milyonlarca kişi hayatını kaybetmiş; üstüne üstlük çözülemeyen ve yeni ortaya çıkan sorunlar ise İkinci Dünya Savaşı’na giden yolun taşlarını döşemişti…
Savaşın Fitili; Suikast
Avrupa Kıtası’nda patlamaya hazır bu bombanın fitilini, 28 Haziran 1914’te, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun 50 yaşındaki veliahtı Arşidük Francois Ferdinand ve eşi 46 yaşındaki Sophie Chotek’in, genç Sırp milliyetçisinin suikastı ile Saraybosna’da öldürülmesi ateşleyecekti.
Arşidük Ferdinand ve eşi, 28 Haziran 1914 Pazar günü, askerî manevralardan sonra Bosna’yı ziyaret için sabah 09.25’te Saraybosna Garı’na gelir. Geldiği gün ise Sırplar için önemlidir; 1389’da Kosova Meydan Muharebesi’nde Osmanlı ordusu Sırpları yenmiş, Sırp kralı öldürülmüştür. Osmanlı Sultanı Murad-ı Hüdâvendigâr ise bu muharebede şehit edilmiştir. Sırplar, bu sebeple 28 Haziran’ı, “Aziz Vitus” günü olarak kutlamaktadırlar.
Arşidük Ferdinand’ın konvoyu, kendisi ve eşi ikinci arabada olduğu hâlde gardan yola çıkmıştı. Konvoy, Cumurja Köprüsü’ne yaklaştığında, saat 10.30’da bir el bombası patlar, bir anda ortalık karışşır. Patlamanın şiddeti ile sokak lambaları ve etraftaki camlar kırılır. Ferdinand’ın maiyetinden Kont Boos Waldeck, Yarbay Erich von Merizzi ve ahaliden altı kişi yaralanmıştır. Bombayı atan Neceljko Gabrinovic adlı Sırp genci nehre atlar fakat çabucak yakalanır.
Arşidük Ferdinand, hadise sonrası belediye binasına gelir, kapıda Belediye Reisi konuşma yaparken, onun konuşmasını keserek: “İnsan, Bosna-Saray’a geliyor, üzerine bomba atıyorlar, bu ayıptır.” der. Belediye binasında yarım saat kalarak saat 10.45’te ayrılır. Eşi ile birlikte hastaneye giderken, öndeki valinin aracı yanlış yola sapar, valinin uyarmasıyla geri dönmek için durduğu Latin Köprüsü’nde, yolun sağında elinde silah ile bekleyen Sırp lise öğrencisi Gavrilo Princip, veliahta ve eşine üç metre mesafeden 1910 yapımı Browning marka 9 milimetre tabancasıyla iki el ateş eder. Veliaht Ferdinand, boynundan; eşi Sophie ise karnından yara almıştır. İkisi de hemen Vali Oskar Potiorek’in resmî konutuna getirilirler. Daha sonra öldükleri açıklanır. Gavrilo Princip, olay yerinde polis ve halk tarafından kıskıvrak yakalanır.
Yazının tamamını Yedikıta Dergisi 210. sayısından (Şubat 2026) okuyabilirsiniz.


