Siperler topraktı, gökyüzü ateşle doluydu. Ramazan-ı Şerif’in manevî serinliği, Çanakkale siperlerinin her yanında hissediliyordu.


Siperler topraktı, gökyüzü ateşle doluydu. Ramazan-ı Şerif’in manevî serinliği, Çanakkale siperlerinin her yanında hissediliyordu.

Yaşlı ve hasta olmasına rağmen Zigetvar Kuşatması’na bizzat katılan Sultan Süleyman, sefer sırasında irtihal etti. Vefatı gizli tutulurken, sadrazam Sokullu Mehmed Paşa, ordunun disiplinini koruyup kaleyi fethetti.

“Memleketime Demiryolu Yapılsın da İsterse Sırtımdan Geçsin, Razıyım!” Osmanlı Devleti, 1870’de Balkanlar ve Avrupa’yı İstanbul’a bağlayacak iki bin kilometrelik “Rumeli …

Küçük bir gemi reisliğinden kaptan-ı deryalığa kadar yükselen Barbaros Hayreddin Paşa, Akdeniz’in her köşesinde yankılanan kahramanlıklarıyla Müslümanların imdadına Hızır gibi yetişmişti. Mazlum müminlerin dualarını alarak, İspanya kralının başını önüne eğdirmişti…

Kânî Efendi’nin gönlündeki İstanbul’a gitme sevdası karşısında herkes, aklıyla konuşmuştu ama o, gönlüyle yürümüştü…

Osmanlı ilim hayatında önemli bir yere sahip olan Yanyalı Esad Efendi, Arapça ve Farsçanın yanında Grekçe ve Latinceye de hâkimdi.

Nizâmiye Medreseleri, bir eğitim kurumundan çok daha fazlasıydı. Sistemli yapısı, vakıf destekli malî gücü, dinî-siyasî dengeyi gözeten müfredatı ve fikir mücadelesindeki rolüyle, Selçuklu’nun en stratejik hamlelerinden biriydi…

Cihan devletinin padişahları ve hanedan mensupları arasında kaleme alınan mektuplar, asırlar öncesinden günümüze ulaşarak bizlere sarayın kapılarını aralıyor.

Estergon seferi dönüşü Edirne’de çadırında konaklayan Kanuni Sultan Süleyman Han, yüreğini yakan bir haberle sarsılmıştı. Pek sevdiği şehzadesi, ecel şerbetini içmişti.

Bir zamanlar Osmanlı’nın sanayi hamlelerinden biri olarak kurulan ve yıllarca Eyüpsultan’ın silüetinde mütevazı duruşuyla varlığını sürdüren Feshane-i Amire, bugün sanat ve kültür merkezi olarak İstanbul’un kültürel hafızasını geleceğe taşıyor…