Âtıf Efendi, Osmanlı’nın mühim devlet adamlarındandır. Liyakati sebebiyle üç kez başdefterdarlık yapmış, bir kütüphane vakfetmiş, Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) naatlar yazmış bir gönül insanıdır.


Âtıf Efendi, Osmanlı’nın mühim devlet adamlarındandır. Liyakati sebebiyle üç kez başdefterdarlık yapmış, bir kütüphane vakfetmiş, Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) naatlar yazmış bir gönül insanıdır.

Mekke-i Mükerreme ulemasının bir araya gelerek kaleme aldığı iki mektupta, Müslümanların dinî hayatlarındaki eksiklikleri hatırlatılarak, sırat-ı müstakim (doğru yol) üzere olmaları gerektiği ifade edilmişti…

Osmanoğulları’nın ilk büyük payitahtı, Osmanlı’nın dibacesi ve beylikten devlete geçişin müjdeleyicisi Bursa; yeşili ve suyuyla olduğu kadar, taşıdığı tarihî mana ile de bir bahar şehridir. 6 Nisan 1326 fetih tarihi; ulu cihan çınarının henüz gölge vermediği fakat kök saldığı, filizin kuvvet bulduğu, istikbali mayalayan bereketli bir başlangıcın mevsimidir…

Çaresiz bir annenin yardım feryatlarına kayıtsız kalmayan cihan padişahı, gönderdiği mektupla hem onların yüreklerini serinletmiş hem de bekledikleri yardımı esirgememiştir. …

Siperler topraktı, gökyüzü ateşle doluydu. Ramazan-ı Şerif’in manevî serinliği, Çanakkale siperlerinin her yanında hissediliyordu.

Yaşlı ve hasta olmasına rağmen Zigetvar Kuşatması’na bizzat katılan Sultan Süleyman, sefer sırasında irtihal etti. Vefatı gizli tutulurken, sadrazam Sokullu Mehmed Paşa, ordunun disiplinini koruyup kaleyi fethetti.

“Memleketime Demiryolu Yapılsın da İsterse Sırtımdan Geçsin, Razıyım!” Osmanlı Devleti, 1870’de Balkanlar ve Avrupa’yı İstanbul’a bağlayacak iki bin kilometrelik “Rumeli …

Küçük bir gemi reisliğinden kaptan-ı deryalığa kadar yükselen Barbaros Hayreddin Paşa, Akdeniz’in her köşesinde yankılanan kahramanlıklarıyla Müslümanların imdadına Hızır gibi yetişmişti. Mazlum müminlerin dualarını alarak, İspanya kralının başını önüne eğdirmişti…

Kânî Efendi’nin gönlündeki İstanbul’a gitme sevdası karşısında herkes, aklıyla konuşmuştu ama o, gönlüyle yürümüştü…

Osmanlı ilim hayatında önemli bir yere sahip olan Yanyalı Esad Efendi, Arapça ve Farsçanın yanında Grekçe ve Latinceye de hâkimdi.