Nizâmiye Medreseleri, bir eğitim kurumundan çok daha fazlasıydı. Sistemli yapısı, vakıf destekli malî gücü, dinî-siyasî dengeyi gözeten müfredatı ve fikir mücadelesindeki rolüyle, Selçuklu’nun en stratejik hamlelerinden biriydi…


Nizâmiye Medreseleri, bir eğitim kurumundan çok daha fazlasıydı. Sistemli yapısı, vakıf destekli malî gücü, dinî-siyasî dengeyi gözeten müfredatı ve fikir mücadelesindeki rolüyle, Selçuklu’nun en stratejik hamlelerinden biriydi…

Cihan devletinin padişahları ve hanedan mensupları arasında kaleme alınan mektuplar, asırlar öncesinden günümüze ulaşarak bizlere sarayın kapılarını aralıyor.

Estergon seferi dönüşü Edirne’de çadırında konaklayan Kanuni Sultan Süleyman Han, yüreğini yakan bir haberle sarsılmıştı. Pek sevdiği şehzadesi, ecel şerbetini içmişti.

Bir zamanlar Osmanlı’nın sanayi hamlelerinden biri olarak kurulan ve yıllarca Eyüpsultan’ın silüetinde mütevazı duruşuyla varlığını sürdüren Feshane-i Amire, bugün sanat ve kültür merkezi olarak İstanbul’un kültürel hafızasını geleceğe taşıyor…

Anadolu’da, erken Osmanlı mimarisinin nadide örneklerinden biri olan Murad Hüdâvendigâr Camii, Behramkale’de antik Assos yerleşiminin kalıntıları üzerinde yükseliyor.

“Türk insanı şefkatlidir, ailesine düşkündür. Evlilik ve aile bağlarına genel olarak Avrupalılardan daha çok saygı gösterir. Her zaman tersi söylense de Müslüman kadınların toplumsal konumu, Avrupa’daki Hristiyan kadınlardan daha aşağıda değildir. Kadınların evlerinde tam bir hâkimiyet söz konusu olup her zaman nezaket ve kibarlıkla muamele görürler.” Edmondo de Amicis

Çanakkale’de bir yanda düşmanla göğüs göğüse çarpışılırken, diğer yanda yakıcı sıcak, toz bulutları, sinekler ve en zoru da susuzlukla mücadele ediliyordu.

Tarihin en kudretli hükümdarlarından biri olan Sultan Süleyman Han’ın uzun ve zaferlerle dolu saltanatı, kudretinin gölgesinde kalan hüzünlerle yoğrulmuştu. Cihan padişahı, evlat acısı yaşamış bir babaydı. Mehmed, Mustafa, Cihangir, Bayezid gibi en güzide şehzadelerinin mukadder akıbetlerine şahit olmuş ve her birinin acısını bağrına basmıştı.

Selçuklu döneminde sultanlarla birlikte vezirler ve önde gelen devlet adamları da mukaddes beldelere hizmet etmeyi şeref bilmişlerdir.

Ankara Savaşı, Osmanlılar için sadece kaybedilmiş bir askerî mücadele değildi aslında. Bu mağlubiyet, ilerleyen yıllarda Osmanlı toplum yapısında siyasî, sosyal, kültürel ve askerî cihetlerden büyük kırılmaların ve tarihî dönüm noktalarının yaşanmasına yol açacaktı…