Yazımızda, bazılarımızın büyüklerinden duyduğu, birçoğumuzun bilgi ya da fikir sahibi olmadığı halk takvimini anlatacağız…


Yazımızda, bazılarımızın büyüklerinden duyduğu, birçoğumuzun bilgi ya da fikir sahibi olmadığı halk takvimini anlatacağız…

Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.), namazı cemaatle kılmayı teşvikleri sebebiyle de namazlarını, hususî imamlarının arkasında cemaatle eda etmişlerdir. İmâm-ı Sultânî veya İmâm-ı Hakânî diye tabir edilen padişah imamlarına dair detaylar, dosyamızda sizleri bekliyor…

Asırlardır birbirinden habersiz yaşayan iki dünya düşünün. Eskisi (Asya, Avrupa ve Afrika) ile Yeni Dünya (Kuzey ve Güney Amerika)… Sonra Avrupalı bir kâşif ayak basıyor, nereye geldiğinden habersiz Amerika’ya. Beraberinde insan, hayvan, bitki, mikrop ve hastalıkların hiç olmadık hızda takası gerçekleşiyor. Ve dünya için yeni bir dönem başlıyor…

Karayağız atlara binmiş, bozkurt misali, şahin bakışlı, kartal pençeli alpler, gaziler; İslâm sancağını Söğüt’e dikti. Kuruluşun şehri, kurtuluşun müjdecisi oldu. Buyrun biz de davete icabet edelim…

Osmanlı Arşivi’nde tespit edilen bir vesika, Eyüp Sultan Camii’ndeki hatların kimler tarafından yazıldığını ortaya çıkardı. Ta‘lik hatla yazılı inşa kitabelerinin Yesârîzâde Mustafa İzzet gibi çok meşhur bir hattat tarafından yazıldığı, celî sülüslerin ise İcâre Kâtibi Yakub Efendi’nin eseri olduğu anlaşıldı.

Araştırmacı-Tarihçi Osman Doğan tarafından Osmanlı Arşivi’nde tespit edilen bir vesika, Eyüp Sultan Camii’ndeki hatların kimler tarafından yazıldığını ortaya çıkardı.

İlim camiası için yeni bir isim olan İcâre Kâtibi Yakub Efendi’nin hayatı ve eserleri, Dr. Selman Soydemir’in titiz araştırmaları neticesinde ortaya çıkarıldı…

Yesârîzâde Mustafa İzzet’i ve onun Eyüp Sultan Camii’ndeki yazılarını, hattatlar ve hat tarihi konusunda uzman olan Oktay Türkoğlu kaleme aldı…

İstanbul’un ihyası için göçürülenler arasında, Aksaraylılar da vardı. Yeni şehri “şenlendirmek” maksadıyla yapılan iskânlar sırasında, Aksaray halkının tercih edilmesinin elbette bir hikmeti vardı. Anadolu Selçuklu hükümdarı Sultan İkinci Kılıç Arslan tarafından kurulan Aksaray’a; Orta Asya’dan ve özellikle evlad-ı resûlden seyyidler, şerifler, âlimler, salihler ve tüccarlar getirilmişti. Selçuklular vasıtasıyla, Anadolu’yu ilim irfan yuvası hâline getirenler, şimdi de yeni fethedilen İstanbul’u, yeşertip şenlendirecekti…

Fatih Sultan Mehmed Han, o zamana kadar birçok kez muhasara edilen, ancak bir türlü alınamayan Doğu Roma’nın başkenti Kostantinopolis’i fethederek, …