İslâm dünyasında eğitim, ilk olarak Peygamber Efendimiz (s.a.v.) zamanında başlamış, medrese usulüne ise daha sonraları geçilmiştir. Önce Abbasîler sonra da …


İslâm dünyasında eğitim, ilk olarak Peygamber Efendimiz (s.a.v.) zamanında başlamış, medrese usulüne ise daha sonraları geçilmiştir. Önce Abbasîler sonra da …

İslâmiyet’le müşerref olan Selçuklular, dini tebliğ vazifesini üstlenmişler aynı zamanda Nizamiye Medreseleri başta olmak üzere Anadolu’da açılan diğer medreselerle de …

Allâme Teftazanî Hazretleri, ilim tahsiline başladığı yıllarda dersleri anlamakta son derece zorlanıyordu. Hocası Adudüddin el-Îcî’nin, zekâsı en zayıf talebesiydi. Fakat …

Yeryüzünün ikinci mescidi, Müslümanların ilk kıblesi Beytü’l-Makdis yani Mescid-i Aksa’nın bulunduğu mukaddes belde Kudüs’ün İslâmiyet’le tanışması Asr-ı Saadet’e uzanır.

Hocazâde’nin babası zengin ve varlıklı birisi olmasına rağmen rızası olmadığı halde ilim tahsili yolunu seçtiği için oğlunun harçlığını kesti, kendisine hiç iltifat etmedi, diğer oğulları gösterişli kıyafetler giyerken onunkiler eski ve pejmürde idi.

“Gelibolu önlerindeydik. Seviniyorduk. Çünkü bir tehlikeye maruz kalmadan Çanakkale’ye yaklaşmıştık. Saat dört sularıydı. Şiddetli bir patlama oldu. Adeta cehennem ateşi …

Evliya Çelebi’nin, hakkında “Öyle bir mükemmel yapıdır ki ondan daha düzgün, ondan daha sağlam yapılmasına imkân yoktur.” dediği Diyarbakır Ulu …

Tarih boyunca hakkında en fazla harita ve görüntülü malzeme bulunan şehirlerden birisi hiç şüphesiz İstanbul’dur. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. tarafından yayınlanan “Sultan II. Abdülhamid Devri Harita ve Planlarında İstanbul” isimli eserle, Sultan İkinci Abdülhamid devrine ait 150 harita ve plan gün yüzüne çıkarıldı. Bazıları ilk kez yayınlanan ve tek kitapta bir araya getirilen harita ve planlarla İstanbul’un tarihi yeniden yazılacak…

Rusya’nın, Polonya’nın, Danimarka’nın, Hollanda’nın, Belçika’nın meşhur pehlivanları Paris’te talihlerini deniyorlardı. Hakikatte bizim Kara orman Pomakları karşısında Frenk pehlivanlarının dayanamayacağı şüphesizdi…

Düğünün dördüncü gününde Çingene ayıcılar kendilerine mahsus zilsiz teflerle zincirlerini şakırdatarak düğün alanına geldiler ve ayılarla komik gösteriler yaptılar. Muhzır Ağa’nın adamlarından korkunç görünüşlü, iriyarı “çomar” lakaplı bir kapı kethüdası meydana çıkıp taklalar atarak ayılara meydan okudu ve onlarla güreşti…