Osmanlı sultanları, valide ve hanım sultanları, bazı vezirler ve idareciler vekâlet yolu ile hac yaptırmakla kalmıyor her sene namlarına hac yapılması için vakıflar tesis ediyorlardı…
Mağlup Ordunun Galibiyet Âbidesi
Lüleburgaz istasyonunda ağaçların arasında kalmış yalnız bir âbide… “Çanakkale Şehitleri Âbidesi” olarak bilinen ve Balkan Harbi’nden Çanakkale’ye uzanan mücadelenin hatırasını yaşatmak üzere inşa edilen bu âbidenin hikâyesi ve manası çok derin…
Ahmed Cevdet Paşa’nın Medrese Hatıraları(1)
“…Sonra Fatih Cami-i Şerifi’nin Sahn-ı Seman medreselerinden Akdeniz tarafındaki Baş-Kurşunlu Medresesi’ne çıktım ve bir vesile ile camı avlusuna bakan köşe odayı tek başıma zapt ederek orada sâkin oldum ki mutavvel’e haşiye yazan Hasan Çelebi’nin odası olduğu medrese rivayetlerindendir.
Selîmî (Şair Sultanlar-8)
Başarılı devlet idaresinin yanında, divan sahibi şairlerden olup devrinin önde gelen sanatkarları arasındadır…
Peygamber Efendimize Hakaret Piyesinde Diplomasi Başarısı
İlk olarak “Roland’ın Kızı” piyesi ile İslâm düşmanlığını ortaya koyan Fransız yazar Bornier, Fransa’da yeni bir hakaret piyesini oynatma izni almıştı. Bunun üzerine Paris sefirimiz Esad Paşa’nın teşebbüsleri sonucu, Fransa Maarif Nazırı tarafından, “oyunda bazı değişiklikler yapılarak” oynanması kararı alınmıştı.
Bosna-Hersek’te Avusturya Zulmü
1878’de Osmanlı-Rus savaşı sonunda yapılan Berlin Antlaşması’nı fırsat bilen Avusturya hukuka aykırı olarak Bosna-Hersek’i işgale başlamıştı. “Dirlik, refah ve hürriyet getireceği”, “Müslümanları uygarlaştıracağı” iddiasıyla kamuoyunun gözü boyanırken hem Müslümanlara hem de yerli Ortodoks Hıristiyanlara zulüm, işkence ve haksızlık yapmıştı.
Osmanlı’nın Çanakkale 1915 Panorama Müzesi Projesi
Çanakkale Deniz Savaşı’nın bitiminden henüz 15 gün dahi geçmeden, 31 Mart 1915’te, Çanakkale Savaşları’nın muhtelif sahnelerini yansıtan bir panorama kurulması için teklif verilmişti…
Hilafetin Kaldırılması ve Abdülmecid Efendi
Veliahd Abdülmecid halife tayin edilerek siyasî faaliyetlerin dışında kalması adına onunla birtakım sözleşmeler imzalanacak, fakat bir süre sonra hilafet de kaldırılacaktı. İşte, Osmanlı’nın son ve en hassas mevzularından olan Hilafet meselesi…
Mecelle’nin Kavâid-i Külliyesi’nde Ceza Hukuku
Tanzimat Fermanı’nın ilanı (1839) ve fermanın hukuk alanında yenilikler yapılmasını gerektirmesiyle Osmanlı Devleti’nde yeni kanunlara ihtiyaç duyulmuştu. Klasik fıkıh, zamanın doğurduğu ihtiyaçları karşılayacak şekilde düzenlenerek kanunlaştırılmıştı.
Osmanlı’da Hiçbir Erkek Karısını Dövemez
“Karı koca birbirleriyle çekişip ağız kavgası ederler. Fakat hiçbir erkek karısını dövmez. Çünkü kadın kadıya şikâyet edebilir. Bu durumda koca birkaç yüz sopa yer, üstelik para cezasına da çarptırılır.”