Selçuklu dönemi, tefsir ilminin müstakil bir disiplin olarak şekillendiği, farklı coğrafyalarda ihtiyaçlara cevap veren zengin bir birikimin ortaya konulduğu altın bir çağdır.


Selçuklu dönemi, tefsir ilminin müstakil bir disiplin olarak şekillendiği, farklı coğrafyalarda ihtiyaçlara cevap veren zengin bir birikimin ortaya konulduğu altın bir çağdır.

Nizâmiye Medreseleri, bir eğitim kurumundan çok daha fazlasıydı. Sistemli yapısı, vakıf destekli malî gücü, dinî-siyasî dengeyi gözeten müfredatı ve fikir mücadelesindeki rolüyle, Selçuklu’nun en stratejik hamlelerinden biriydi…

Anadolu’nun taçkapıları, medeniyetimizin taşa işlenmiş şaheserleridir. Her birinde incelik ve zarafetin yanında, mahir ustaların sabrı ve hüneri vardır.

Yüzyıllar boyunca nice padişahlar, nice vezirler; camilerde zafer öncesi ellerini kaldırıp dua etmiş, cemaatle aynı kıbleye yönelmişlerdir. Lâkin onların yeri, halkın safı içinde değildi.

Endülüs, İber Yarımadası’nda yaklaşık sekiz asır boyunca hüküm sürmüş müstesna bir İslâm medeniyetidir.

Selçuklu sultanları ve devlet adamları, kitaplara duydukları hürmeti, ülkenin dört bir yanında inşa ettikleri kütüphanelerle ortaya koymuşlardır…

Selçuklu sultanlarının Haremeyn’e olan bağlılıkları ve İslâm ümmetine hizmet etme arzusu, her şeyin üzerinde olmuştur. Resûlüllah Efendimiz’in mescidinde ve Beytullah’ta okunan hutbelerde isimlerinin zikredilmesi, onları yeryüzünün en bahtiyar insanları yapmıştır…

Selçuklu döneminde sultanlarla birlikte vezirler ve önde gelen devlet adamları da mukaddes beldelere hizmet etmeyi şeref bilmişlerdir.

Hac emîrliği, Abbasîler ve Selçuklular devrinde güvenliğin ötesinde siyasî ve dinî otoritenin de sembolü olmuştur. Türk komutanlar, bu görev aracılığıyla hem Abbasî hilafetini hem de Selçuklu devletini Haremeyn-i Şerîfeyn nezdinde temsil etmiş, hac yollarının imarı ve güvenliği gibi önemli vazifeler üstlenmişlerdir…

Büyük Selçuklu Devleti’nin son büyük hükümdarı Sultan Sencer, Ehl-i Sünnet akîdesine sarsılmaz bağlılığı, zâhidâne hayat tarzı ve âlimlere, mutasavvıflara duyduğu hürmetiyle, bir devlet adamından çok daha fazlasıdır.