Manşet, Portreler

Hindistan Topraklarını Savunan Son Büyük Hükümdar Meysûr Kaplanı Tipu Sultan

Tipu Sultan

18. yüzyılda Hint alt kıtasına yerleşen Büyük Britanya, gücünü pekiştirmek istiyordu. Elindeki topraklarla yetinmeyen İngilizler, alt kıtanın geri kalanını da ele geçirmekte kararlıydı. Ancak bunun kolay olmayacağını, özellikle Meysûr Sultanı Tipu Sultan gösterecekti…

18.yüzyılda Hindistan’da, İngilizlere, Fransızlara ve Hollandalılara ait sömürgeler vardı. Ayrıca Hindistan topraklarında Marata Konfederasyonu, Haydarabad Prensliği ve çeşitli küçük prenslikler hüküm sürmekteydi. Haydar Ali, Meysûr’daki Hintli beylerin hâkimiyetine son vererek, Meysûr Hüdâdâd Sultanlığı’nı kurdu. Akabinde, Hintli prenslikler aleyhine topraklarını genişletmiş ve İngilizler ile karşı karşıya gelmişti.

İngilizlerle İlk Karşılaşma Birinci Anglo-Meysûr ve Marata Savaşları

Haydar Ali, kendisine karşı kurulan İngiliz-Marata-Nizam (Haydarabad) ittifakını bozmak amacıyla harekete geçti. Marata Konfederasyonu ile barış yaparken, oğlu Tipu Sultan da Haydarabad Prensliği ile anlaştı. Böylece İngilizlerle doğrudan mücadele etme imkânı doğdu. Haydar Ali ve Tipu Sultan, İngiliz kuvvetlerine karşı önemli başarılar kazandı. Bunun sonucunda Birinci Anglo-Meysûr Savaşı sırasında Mart 1769’da bir barış anlaşması imzalandı. Britanya ağır kayıplar verirken, Meysûr Devleti, topraklarını genişletti. Ancak bu süreç uzun sürmedi. Marata Konfederasyonu anlaşmayı bozarak, Meysûr topraklarına yeniden saldırdı. Sayıca üstün Marata kuvvetleri karşısında Haydar Ali, 1772’de ağır şartlar içeren bir barış anlaşması imzalamak zorunda kaldı ve birçok şehir kaybedildi. Ancak aynı yıl, kaybedilen toprakların büyük bir kısmı geri alındı.

İkinci Anglo-Meysûr Savaşı

20 Temmuz 1780’de Haydar Ali, 90 bin kişilik ordusuyla Fransızların desteğini alarak İngilizlere bağlı topraklara girdi. Kendisi şehir kuşatmalarıyla meşgul olurken, oğlu Tipu Sultan yaklaşan İngiliz kuvvetlerini karşılamak üzere harekete geçti. Gerçekleşen iki ayrı muharebede Tipu Sultan, İngiliz birliklerini ağır yenilgiye uğrattı. İngiliz kuvvetleri kuşatıldı, yüzlerce asker esir düştü, yüzlercesi de öldü ya da yaralandı. Bu yenilgiler, Britanya’nın Hindistan’daki en ağır kayıplarından biri olarak kayda geçti.

Haydar Ali, şirpençe hastalığından muzdaripti ve 7 Aralık 1782’de hayatını kaybetti. Akabinde Tipu Sultan, Bahadır olarak tahta çıktı. Haydar Ali, oğluna İkinci Anglo-Meysûr Savaşı’nı da miras bırakmıştı.

İngilizler bu kez kuzeyden, Goa üzerinden çıkarma yaparak ikinci bir cephe açtı ve Meysûr’un önemli şehirlerinden Bednur’u işgal etti. Askerler, kılıçtan geçirildi. Tipu Sultan, Bednur’u geri aldı ve savaşa devam etti.  İngilizler, güneyden ve doğudan saldırıya geçtiyse de Tipu Sultan’ın başarılı savunmasıyla durduruldu, 1783’te ateşkes imzalandı. Uzun müzakerelerin ardından 1784’te Mangalore Antlaşması yapıldı. Bu, Tipu Sultan’ın önemli bir diplomatik zaferi oldu.

Savaşta istedikleri hedefe ulaşamayan Britanya, kumandanlarıyla birlikte yüzlerce esir ve kayıp verdi. İngiliz Bengal Valisi Warren Hastings, anlaşmayı “aşağılayıcı bir barış” olarak niteledi. Tek tesellileri, savaş öncesi sınırlara dönülmesi ve esirlerin serbest bırakılmasıydı. Madras Valisi George Macartney ise savaşın maliyetine dair şunları söylüyordu: “Barış, bizim için bir zaruretti; çünkü birkaç ay daha sürseydi, harcamalarımızın altında kalmamız kaçınılmazdı.” Britanya, Meysûr karşısında kaybettiği iki savaşın rövanşını almakta kararlıydı.

Yazının tamamını Yedikıta Dergisi 215. sayısından (Temmuz 2026) okuyabilirsiniz.

Önceki MakaleSonraki Makale

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Merhaba! Size tarih hakkında nasıl yardımcı olabilirim?