Ayasofya Çukurçeşmeleri

Çukurçeşmeler, 16. asır İstanbulu’nda büyük ihtimalle de ekserisi Mimar Sinan tarafından yapılmış, özellikli yapılardı. Bunların Ayasofya ve Sultanahmet civarında yoğunlaştığı söylenebilir. Nitekim son yıllarda, Ayasofya’nın hemen önünde, on yıllardır üzerinden gelip geçtiğimiz ama hiç haberimiz olmayan yeni bir çukurçeşme keşfedildi…

Molla Hocazâde

Hocazâde’nin babası zengin ve varlıklı birisi olmasına rağmen rızası olmadığı halde ilim tahsili yolunu seçtiği için oğlunun harçlığını kesti, kendisine hiç iltifat etmedi, diğer oğulları gösterişli kıyafetler giyerken onunkiler eski ve pejmürde idi.

Beytü’l-Hikme

Temeli Emeviler devrinde atılan Beytü’l-Hikme ile, İslâm akidesinin korunması, kadim ilim ve düşünce mirasının Müslümanlara aktarılması hedeflenmişti. Tercüme bürosu, rasathane ve kütüphane vazifesi de gören Beytü’l-Hikme, Abbasiler zamanında altın çağını yaşadı.

100 Yıl Önce Hasankeyf

“Casusluk ve istihbarat” icabı bütün Ortadoğu’yla beraber Türkiye’nin de birçok yerini gezen Gertrude Bell, bu seyahatlerinde binlerce fotoğraf da çekerek işinin (!) hakkını vermişti. Şimdi bir kısmı eski Osmanlı toprağı olan yerlere ve tarihî şehir Hasankeyf’e dair en eski fotoğraflar onun objektifinden yansımakta…

Siyâkat

Osmanlı maliyecilerinin asırlarca kullandığı “siyâkat” yazısı devlet sırlarının korunması, işleri hızlandırması ve kâğıttan tasarruf gibi sebeplerle tercih ediliyordu. Fakat devletin son asrında bu yazıyı bilenlerin sayısı çok azalmış, eski kayıtları okuyabilecek adam aranır olmuştu …