Kültür Tarihi, Manşet

Geceyi Gündüze Çeviren Afet Carrington Olayı

Carrington Olayı

Londra’da evinin bir bölümünü gözlemevine çeviren Richard Carrington, her zaman olduğu gibi kahvaltısını yaptıktan sonra, çatısını açıp teleskobunun başına geçmişti. Merceği güneşe çevirip ayarları yaptıktan sonra, çok geçmeden bir tuhaflık olduğunu fark etti. Şahit olduğu şey, jeomanyetik bir felaketin ilk adımlarıydı…

19. yüzyılın ortaları, insanlık için büyük bir dönüşüm dönemiydi. Buharlı gemiler, okyanusları aşmaya başlamış, demiryolları şehirleri birbirine bağlamış, telgraf ise ilk kez haberleşmeyi anlık hâle getirmişti. Dünya küçülüyor gibiydi. Londra’dan gönderilen bir mesajın Paris’e, İstanbul’a ya da New York’a saatler içinde ulaşabilmesi, dönemin insanı için hayret vericiydi.

Fakat 1859 yılının Eylül ayında yaşanan olağanüstü bir doğa olayı, insanlığın teknoloji karşısındaki kırılganlığını dramatik biçimde ortaya koydu. Bu olay, bugün Carrington Olayı adıyla biliniyor ve yakın tarihin kaydedilmiş en güçlü Güneş fırtınası olarak kabul ediliyor.

Olay, adını İngiliz astronom Richard Christopher Carrington’dan aldı. Ancak Carrington’ın teleskobunda gördüğü birkaç dakikalık parlama, aslında yalnızca başlangıçtı. Çünkü kısa süre sonra tüm Dünya, Güneş’in o zamana kadar bilinmeyen yönüyle karşı karşıya kalacaktı.

Güneş’te Başlayan Fırtına

1859 yılının Ağustos sonlarında astronomlar, Güneş yüzeyinde alışılmadık derecede büyük Güneş lekeleri gözlemliyordu. O dönemde Güneş lekelerinin tam olarak ne olduğu bilinmese de bazı bilim insanları, bunların manyetik aktivitelerle ilişkili olabileceğini düşünmeye başlamıştı.

1 Eylül sabahı Carrington, İngiltere’deki özel gözlemevinde Güneşi incelerken, çok parlak beyaz bir ışık fark etti. Bu ışık, birkaç dakika içinde büyüyüp yayıldı. Carrington şaşkınlık içinde gözlemlerini not aldı. Farkında olmadan insanlık tarihindeki ilk Güneş patlaması gözlemlerinden birini yapıyordu.

Bugün biliyoruz ki Carrington’ın gördüğü şey, devasa bir Güneş patlamasıydı. Bu patlamayla birlikte Güneş’ten milyarlarca ton yüklü parçacık uzaya fırlamıştı. Modern bilim, buna “koronal kütle atımı” yani CME adını veriyor.

Normal şartlarda bu tür parçacık bulutlarının Dünya’ya ulaşması birkaç gün sürer. Ancak Carrington Olayı sırasında plazma bulutu olağanüstü bir hızla ilerledi ve yaklaşık 17 saat içinde Dünya’ya ulaştı. Bu, günümüzde bile son derece sıra dışı kabul edilen bir hızdır.

Yazının tamamını Yedikıta Dergisi 216. sayısından (Ağustos 2026) okuyabilirsiniz.

 

Önceki MakaleSonraki Makale

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Merhaba! Size tarih hakkında nasıl yardımcı olabilirim?