Ruslar Silistre’de cami, medrese, mektep demeden asırlardır biriken kültür değerlerimizi yerle bir etmişti. Moskof yaralarının sarılmaya başladığı o günlerde Sultan İkinci Mahmud, Silistre’nin yeniden ihya edilmesine önderlik etmişti…


Ruslar Silistre’de cami, medrese, mektep demeden asırlardır biriken kültür değerlerimizi yerle bir etmişti. Moskof yaralarının sarılmaya başladığı o günlerde Sultan İkinci Mahmud, Silistre’nin yeniden ihya edilmesine önderlik etmişti…

Kültür dünyamızda yer tutmuş en meşhur gölge oyunu hakkında bildik ama aslı olmayan bir hikâye dolaşır dillerde. Peki eldeki vesikalar bu konuda ne diyor? Ya her mevzuda bir diyeceği olan Evliya Çelebi?..

Bir nesne olarak kitabın en sade halinden mükemmel ve muhteşem bir sanat eserine dönüşmesine, el yazmalarından baskı sistemlerine geçişe kadar tarihini ve Osmanlı dünyasıyla Batı’daki kitap algısını yazarımız sizler için kaleme aldı…

Temeli Emeviler devrinde atılan Beytü’l-Hikme ile, İslâm akidesinin korunması, kadim ilim ve düşünce mirasının Müslümanlara aktarılması hedeflenmişti. Tercüme bürosu, rasathane ve kütüphane vazifesi de gören Beytü’l-Hikme, Abbasiler zamanında altın çağını yaşadı.

18. asrın büyük devlet adamı, cevvâl zekâlı, iyi görüşlü, fazilet sahibi muvaffak bir vezir olan Koca Râgıb Paşa yalnızca başarılı bir devlet adamı değil, aynı zamanda çeşitli konulardaki eserleri, nükteleri, sohbetleri ve şairliğiyle de Osmanlı kültür hayatına büyük katkıda bulunmuş, ilmen ve siyaseten kâmil bir insandır…

Bursa Ulu Camii’ndeki hüsn-i hat eserlerinin çokluğunu ve güzelliğini duymayanımız yoktur. Doğrudan duvarlara yahut levhalara yazılmış 150’ye yakın hüsn-i hat eserinin her biri diğerinden güzel ama biz hususiyle birini anlatacağız sizlere…

Ebced hesabıyla bir yerlerde yolumuz muhakkak kesişmişse de nadiren duyarız bu ifadeyi. Ama eskilerin hayatının ta kendisiydi ebced. Doğumdan ölüme, …

Osmanlı coğrafyasını birbirinden güzel eserlerle süsleyen Mimar Sinan, Hürrem Sultan’ın vakıflarına gelir getirsin diye kendisine inşa ettirdiği çifte hamamın, vefatından …

Eskiden şehirleri birbirine bağlayan sadece yollar, raylar veya telgraf telleri değildi. Bir ressamın fırçasıyla da bağlanabilirdi birbirinden çok uzakta …

Muallimliği ve öğretme aşkından dolayı “muallim” lakabıyla tanındı. Yemez içmez, varını yoğunu kitaba yatırırdı. Binlerce öğrenci yetiştirmiş, birçok kitap ve makaleler yazmış, ardında on bin cildin üzerinde kitap bırakmıştı…