Halk Takvimi için hazırladığımız infografik çalışmamızı, linke tıklayarak inceleyebilir; indirip çıktısını alabilirsiniz…


Halk Takvimi için hazırladığımız infografik çalışmamızı, linke tıklayarak inceleyebilir; indirip çıktısını alabilirsiniz…

Mühür, zarif bir sanatın Osmanlı’daki yansımasıdır. Sahiplik de bildirir, onayı da ifade eder bu küçük kalıplar. Bazıları da vardır ki sahibinin niyazını, Hazret-i Allah’a duasını nakşeder kâğıtlara…

Buradaki mesele, “mektup”tan biraz fazlası… Zira bugün kullanılmıyor diye yan gözle baktığımız mektuplar ve diğer yazışma usullerini öğrenmenin, geleceğin muhakeme kabiliyetine sahip berrak ve faal zihinlerini yetiştirmedeki payı büyüktü…

Endülüs halkına göre, Medînetüzzehrâ, insanlığın yeryüzünde yapabildiği en muhteşem eserdi. Altın çağın muazzam şehri olarak yapılan Medînetüzzehrâ’nın ömrü fazla uzun olmamış; yapılışının ardından henüz bir asır geçmeden tarihin tozlu sayfalarındaki yerini almıştır…

Topkapı Sarayı’nın tarihe açılan kapıları, içinizi ferahlatan avluları, tarih koridorunu andıran uzun yolunun sonunda Boğaz’a nazır bir köşkü vardır. Hem yapılış tarihi hem de fizikî konumu itibariyle sarayın son yapısı, Mecidiye Köşkü’dür.

Anadolu Selçuklu Devleti’nin yıldızının sönmeye yüz tuttuğu bir devirde inşa edilen ince minareli medrese, gerek mimarisi gerekse işçiliği ile şaheser niteliğindeydi. Selçukluların payitahtı Konya’da bulunan eser, bugün dahi görenleri kendisine hayran bırakıyor, ziyaretçilerini asırlar öncesine doğru bir yolculuğa çıkarıyor…

İslâm medeniyeti, cami merkezli bir yapılanmayı tercih ederken Batı dünyası, daha çok geniş meydanların olduğu şehir modelini uygulamıştır. Zamanla Osmanlı da bu tarz meydanlar inşasına geçiş yapmıştır…

Bugün, tarihî İstanbul’un farklı köşelerinde pek çok ni’me’l-ceyş hatırası karşımıza çıkar. Fatih-Kazancılar mevkiinde yer alan Üç Mihraplı Cami de bu hatıralardan biridir.

Osmanlı Arşivi’nde tespit edilen bir vesika, Eyüp Sultan Camii’ndeki hatların kimler tarafından yazıldığını ortaya çıkardı. Ta‘lik hatla yazılı inşa kitabelerinin Yesârîzâde Mustafa İzzet gibi çok meşhur bir hattat tarafından yazıldığı, celî sülüslerin ise İcâre Kâtibi Yakub Efendi’nin eseri olduğu anlaşıldı.

1893 Şikago Sergisi’ne âdeta çıkartma yapan Osmanlılar, fuarın birçok alanında boy gösterirken, yayıncılık faaliyetlerini de ihmal etmemişti. Bir ilk olarak Amerika Birleşik Devletleri’ndeki ilk süreli yayınımız da bu vesileyle çıkmıştı…