Mesafe olarak uzak gözükse de yine gönüle yakın bir diyara seyahate çıkıyoruz… Rotamız Afganistan… Bulunduğu coğrafyanın sıkıntılarına rağmen Horasan’ın merkezi, Asya’nın kapısı mesabesindeki bu ülke, eski güzelliği ve tarihî dokusunu muhafaza ediyor.
Beytullah’ın Dokunulmaz Güvercinleri
Tarihin pek çok devrinde mukaddesata hürmet gösterilmişse de Osmanlı’da, zirve noktasına ulaşmıştır. Mevzubahis mukaddesat olunca gönül terazileri, pek hassas tartar olmuştur. Öyle ki Sevr Mağarası’ndaki mucizenin sessiz şahitlerinden olan güvercinlerin 1273 yıl sonraki torunları bile Osmanlı’dan hürmet görmüştü…
Zırh İçinde Savaşmak
Tarihte nice değerler vardır ki uğruna mücadeleler verilmiştir. İnsanın, manasını savunabilmesi için maddî tedbirler de alması gerekiyordu. Kişiyi koruyan manevî zırhlar olduğu gibi kılıç kesmez, kurşun işlemez zırhlar da vardı. Her ne kadar Âdemoğlu için en sağlam zırh, yine kendi vücudu olsa da beden zırhını, zırhla muhafaza etmek lazımdı. Şimdi tarihî serüvenini okumak için kuşanalım zırhlarımızı…
Muazzam Miras Eşrefoğlu Camii
Eşrefoğlu Camii’ne dair zihnimizdeki ilk hatıralar, vaktiyle göl kenarında bulunan ve bizim de sıkça kullandığımız Beyşehir otogarının hemen arkasındaki o ihtişamlı görüntüdür… Anadolu’da; taş duvarlı, ahşap direkli, düz (toprak) damlı ulu camilerin en büyük ve en orijinal numunesi olduğunu henüz bilmediğimiz yıllara ait bir akis…
Tarihte Şerefle Bahsedilen Bir Anadolu Beyliği Eşrefoğulları
Anadolu’daki merkezî otoritenin kaybolmasının ardından kurulan beyliklerden biri Eşrefoğulları idi. Beyliğin kurucusu Türkiye Selçuklularının uç beylerinden Süleyman Bey idi. 13. yüzyılın sonlarına doğru Beyşehir merkezli kurulan Eşrefoğlu Beyliği’nin ömrü çok uzun olmasa da geride bıraktıkları güzide eserler, ehemmiyetini muhafaza etmeye devam ediyor…
İbrahim Paşa Sarayı’nın Ayakta Kalma Mücadelesi
Klasik Osmanlı mimarisinin en nadide yapılarından İbrahim Paşa Sarayı, geçmişin Atmeydanı, günümüzün Sultanahmet Meydanı’nda arz-ı endam etmeye devam ediyor. Tarihî süreç içinde birçok siyasî ve mimarî badireler atlatan saray, yıkılmaktan son anda kurtulmuştu…
İlim ve Müfessirler Şehri Kefe
Bir zamanlar Osmanlı gölü olan Karadeniz’in kuzey sahillerinde kurulmuş, tarihî kaynaklarda “Yarım İstanbul” diye bahsedilen güzel şehir Kefe, stratejik ehemmiyetinin yanı sıra medreseleriyle ve âlimleriyle de meşhurdu.
Osmanlı Şehirlerinin Yeni Çehresi
Klasik dönemde, “Cuma kılunur, pazar durur” yer olarak tarif edilen ve daha ziyade kendi kendini yöneten yapılarıyla ön plana çıkan Osmanlı şehirleri, her yeni gelen yüzyılla, bilhassa 19. asır ile birlikte ciddî gelişmeler yaşamıştı…
Şanlı Zaferlerimizin Şiirlere Yansıması
Mazisi şan ve şeref dolu ecdadımızın kazandığı zaferler, unutulmasın diye daha sonraları mısralara dökülmüştür. Minnet ve şükranla yâd ettiğimiz yiğitlerin zaferleri, şairlerin sadırlarında sudûr etmiş; gönüllerde geçmişin özlemini hatırlatmış, ecdadının izinden gidecek nesillerin kalplerini sulayarak yeşertmiştir.
Eski Zaman Ayakkabıları
İnsanoğlu, dünyaya adım attığı ilk günden itibaren, yeryüzünün sert yapısından ve soğuğundan korunmak için ayakkabı kullanmaya başlamış. Yaşadıkları dönemde sahip oldukları üretim imkânlarına göre ayakkabı imal etmişler; bazen ağaç kabuklarını, bazen hayvan derilerini kullanmışlar. Bazısı kıvrık burunlu, bazısı sivri, bazısı da topuklu, geçmiş zaman pabuçlarına bir göz atalım…