İlk başlarda, yanarken kulağa hoş gelen sesler çıkaran bir madde olarak bilinen güherçile; kükürt, civa gibi maddeler ile kullanılmış, yanıcı ve patlayıcı özelliği keşfedilmiştir.


İlk başlarda, yanarken kulağa hoş gelen sesler çıkaran bir madde olarak bilinen güherçile; kükürt, civa gibi maddeler ile kullanılmış, yanıcı ve patlayıcı özelliği keşfedilmiştir.

Araştırmacı-Tarihçi Osman Doğan tarafından Osmanlı Arşivi’nde tespit edilen bir vesika, Eyüp Sultan Camii’ndeki hatların kimler tarafından yazıldığını ortaya çıkardı.

İlim camiası için yeni bir isim olan İcâre Kâtibi Yakub Efendi’nin hayatı ve eserleri, Dr. Selman Soydemir’in titiz araştırmaları neticesinde ortaya çıkarıldı…

Yesârîzâde Mustafa İzzet’i ve onun Eyüp Sultan Camii’ndeki yazılarını, hattatlar ve hat tarihi konusunda uzman olan Oktay Türkoğlu kaleme aldı…

Ecdadın hayata ve memata (ölüme) bakışı, bugünden hayli farklıdır. Bunun misallerini mimariden sanata, gündelik hayattan üst düzey resmî merasimlere kadar pek çok yerde görmek mümkün. Edebiyata bir yansıması da vefat edene öldü deyip geçmemeleri şeklinde olmuş…

15. yılımızda sizlere güzel bir hatıra sunmak için “Ya Hafîz” hat çalışması hazırladık. İyi istifadeler…

Tabiatla insanoğlunun tarih yolculuğunda onlara eşlik eden çok özel bir ağaç varmış: Adı sedir, en meşhur türü de Lübnan’da yeşerir imiş. Saraylara, mabetlere, gemilere, tabutlara malzeme olan bu ağaç; geçmişin sessiz şahidi, günümüzün tükenmek üzere olan mağduruymuş…

Teşvikiye Camii Muvakkithanesi. Bugün restoran olarak kullanılan muvakkithane, eski günlerini özlemle yâd ediyor…

Mesafe olarak uzak gözükse de yine gönüle yakın bir diyara seyahate çıkıyoruz… Rotamız Afganistan… Bulunduğu coğrafyanın sıkıntılarına rağmen Horasan’ın merkezi, Asya’nın kapısı mesabesindeki bu ülke, eski güzelliği ve tarihî dokusunu muhafaza ediyor.

Tarihin pek çok devrinde mukaddesata hürmet gösterilmişse de Osmanlı’da, zirve noktasına ulaşmıştır. Mevzubahis mukaddesat olunca gönül terazileri, pek hassas tartar olmuştur. Öyle ki Sevr Mağarası’ndaki mucizenin sessiz şahitlerinden olan güvercinlerin 1273 yıl sonraki torunları bile Osmanlı’dan hürmet görmüştü…