Çelebi’nin Viyana’da bir hastanede şahit olduğu ve Seyahatname’sinde tüm teferruatıyla aktardığı kafatası ameliyatı çok enteresandır…
Kastamonu Kumandanlık Binası Saat Kulesi
Kastamonu Saat Kulesi denilince, şehrin hâkim tepesinde bulunan mevcut kule, akla geliyor. Bilinen kulenin haricinde, Sultan İkinci Abdülhamid Han’ın cülusunun …
İstanbul’un Semtleri İsimlerini Nereden Almıştır?
Merak edenler için İstanbul’un bazı tarihî semt isimlerinin kökenlerini ve hikâyelerini sizler için araştırdık…
Paranı mı İstersin Yoksa Atımı mı?
Bu sayfalarda daha önce de Moltke’nin eserinden iktibaslarda bulunmuştuk. Bu defa Arap atlarına dair edindiği intibalara göz gezdirecek ve anlattığı safkan bir Arap atının efsanevî hikâyesine kulak vereceğiz.
Bir Osmanlı Sadrazamının Safranbolu’daki Parmak İzleri
Geçmişte yaşamış ve geleceğe iz bırakmış nice insanlar vardır, hayırla yâd edilmeyi bekleyen. Bunlardan biri de şüphesiz Sadrazam İzzet Mehmed Paşa’dır. Memleketi Safranbolu’ya pek çok eser kazandırmış, şehir-insan münasebetinin hassas bir dengeye kavuşmasında rol oynamıştır. Paşanın hayatını ve yaptırmış olduğu hayır eserlerinden cami, saat kulesi ve su kemerini ele almaya çalışacağız…
Salgın Hastalıkların Mezar Taşlarına Yansıması
Her kalbin çarpıntısı, kendi ecelinin ayak sesidir derler. Her ne sebeple olursa olsun ecelden kaçış mümkün değildir. Ölüm, insanı ister sıcak yatağında, ister bir dağ yamacında, kaza, hastalık yahut herhangi bir salgın vesilesiyle yakalar. Ne kadar kaçarsak kaçalım her hâlükârda ölüm kazanır ve mezar taşlarına “Hüve’l-Bâkî” kazınır. İnsandan geriye kalan ise bir mezar taşıdır. Zaten onu da başkası diktirir. Bu yazımızda İstanbul özelinde salgın hastalıklar sebebiyle dâr-ı bekâya göç eylemiş insanların mezar taşlarının ibretlik şâhidelerini sizlere sunmak istedik…
Seydişehir’in Bânîsi Seyyid Harun Velî Hazretleri
Terk-i diyar edip, manevî müjdelere mazhar olmak için binlerce kilometrelik yolu arşınlayarak Konya’ya gelen Horasanlı bir derviş, 1300’lü yılların başında harabe haldeki bir beldeyi ihya eder. Adına Seydişehir denen yeni beldenin kurulmasına mihmandarlık eden, Ahmed Yesevî Hazretleri’nin talebelerinden Seyyid Harun Velî Hazretleri’dir. İsmini bizzat beyin verdiği Seydişehir, aynı zamanda bânîsinin adıyla bilinen şehirlerden biridir…
125 Yıllık Mushaf-ı Şerif’in Hikâyesi
Üzeri tozlu, küf kokan bir yazma eser getiriyorlar size. Eseri elinize alıp künyesine baktığınızda, en az yüz yıllık ve Anadolu’nun …
İsmiyle Müsemma Bir Kule Planı Üsküdar Ağacı
Osmanlı tebaasından Ermeni mimar Aram Tahtacıyan, sunduğu mimarî planlarla tanınan bir şahsiyetti. Galata Kulesi’ne de bir dönüşüm projesi hazırlayan mimarın, bugün pek bilinmese de Üsküdar için ağaç şeklinde ilginç bir kule planı vardı…
Yazı Sanatının Elsiz Ve Ayaksız Ustaları
Aynı yıllarda yaşayan, biri İstanbul’da diğeri Avrupa’da icra-i sanat eyleyen iki sanatkâr vardı. İsimleri Bîdest ü Bîpâ Mehmed Efendi ve Nürnbergli Matthias Buchinger idi. İki sanatkârın ortak özelliği, engelli olmalarıydı. Her ikisinin de elleri ve ayakları yoktu ancak eserleri oldukça dikkat çekiciydi…