Asırlar boyunca İslâm medeniyetinin manevî omurgasını oluşturan fütüvvet ve onun Anadolu’daki tezahürü olan Ahilik, gençliği faziletle yoğuran, toplumu kardeşlik ve adalet ekseninde birleştiren köklü bir ahlâk ve teşkilat geleneğidir…


Asırlar boyunca İslâm medeniyetinin manevî omurgasını oluşturan fütüvvet ve onun Anadolu’daki tezahürü olan Ahilik, gençliği faziletle yoğuran, toplumu kardeşlik ve adalet ekseninde birleştiren köklü bir ahlâk ve teşkilat geleneğidir…

Küçük bir gemi reisliğinden kaptan-ı deryalığa kadar yükselen Barbaros Hayreddin Paşa, Akdeniz’in her köşesinde yankılanan kahramanlıklarıyla Müslümanların imdadına Hızır gibi yetişmişti. Mazlum müminlerin dualarını alarak, İspanya kralının başını önüne eğdirmişti…

Tarihin engin hatıralarını barındırır Divanyolu. Yerebatan Sarnıcı’ndan yola çıksanız, yol boyu sağlı sollu pek çok tarihî hazineyi müşahede edersiniz. Roma’nın Mese Yolu, Osmanlı’nın ise Divanyolu, sizlere eskinin hatırasını, yeninin gölgesinde aksettirir…

Kânî Efendi’nin gönlündeki İstanbul’a gitme sevdası karşısında herkes, aklıyla konuşmuştu ama o, gönlüyle yürümüştü…

Selçuklu dönemi, tefsir ilminin müstakil bir disiplin olarak şekillendiği, farklı coğrafyalarda ihtiyaçlara cevap veren zengin bir birikimin ortaya konulduğu altın bir çağdır.

İstanbul’un ihtişamlı tarihinin gölgesinde kalan Çatalca Surları, şehrin dış savunma hattının bir parçası olarak beşinci yüzyılın sonunda inşa edildi. Bugün pek az kişinin bildiği bu devasa yapılar, İstanbul’u batıdan gelebilecek tehditlere karşı koruyan ilk kalkan görevini üstlenmişti.

Dört yıl sürecek Birinci Dünya Savaşı’nın ağır ekonomik faturası bir tarafa, savaşın sonucunda milyonlarca kişi hayatını kaybetmiş; üstüne üstlük çözülemeyen ve yeni ortaya çıkan sorunlar ise İkinci Dünya Savaşı’na giden yolun taşlarını döşemişti…

Osmanlı ilim hayatında önemli bir yere sahip olan Yanyalı Esad Efendi, Arapça ve Farsçanın yanında Grekçe ve Latinceye de hâkimdi.