Osmanlılardan günümüze intikal eden arşiv malzemesini milyonlarca evrak, defter serileri, fotoğraflar, minyatürler ve daha pek çok orijinal materyal oluşturuyor. Peki ya günümüze gelemeyenler? Onların sayısı muhakkak eldekilerden fazla.


Osmanlılardan günümüze intikal eden arşiv malzemesini milyonlarca evrak, defter serileri, fotoğraflar, minyatürler ve daha pek çok orijinal materyal oluşturuyor. Peki ya günümüze gelemeyenler? Onların sayısı muhakkak eldekilerden fazla.

18. asrın büyük devlet adamı, cevvâl zekâlı, iyi görüşlü, fazilet sahibi muvaffak bir vezir olan Koca Râgıb Paşa yalnızca başarılı bir devlet adamı değil, aynı zamanda çeşitli konulardaki eserleri, nükteleri, sohbetleri ve şairliğiyle de Osmanlı kültür hayatına büyük katkıda bulunmuş, ilmen ve siyaseten kâmil bir insandır…

Alman bir seyyah ve yazar olan Helene Böhlau’nın yolu 1887’de İstanbul’a düşer. Bu ecnebi seyyah İstanbul’da gördüğü, İslâm ahlâkıyla ahlâklanmış Osmanlı toplumu hakkında dikkat çekici hatıralar nakleder.

Bursa Ulu Camii’ndeki hüsn-i hat eserlerinin çokluğunu ve güzelliğini duymayanımız yoktur. Doğrudan duvarlara yahut levhalara yazılmış 150’ye yakın hüsn-i hat eserinin her biri diğerinden güzel ama biz hususiyle birini anlatacağız sizlere…

Bir konferansından derlediğimiz bu metinde Prof. Dr. Ali Birinci, Osmanlı’nın biyografi eserlerine verdiği ehemmiyetten, günümüzde yapılan çalışmalardan bahsediyor ve toplumu tanımayı, münevver olabilmenin ilk şartı sayıyor…

Yıllar süren çileli ve meraklı bir arayışın ardından yaşı kemale erdiği demde İslâm’la müşerref olan Amerikalı Muhammed Webb, ABD’nin ilk beyaz Müslümanıydı…

Günümüzün en kıymetli eserlerinin bulunduğu Askerî Müze’nin kuruluş hikâyesi 1908’de başlamış; asker, öğretmen, besteci ve mütefekkir sıfatlarını taşıyan Ferik Ahmed Muhtar Paşa’nın gayretleriyle büyük mesafeler kat edilmişti…

Birinci Cihan Harbi yıllarında Osmanlı – Güney Afrika ilişkileri ve İngiliz oyunlarına karşı halkı uyandırmaya çalıştığı için hapsedildiği yerde şüpheli bir şekilde vefat eden Mehmed Remzi Bey’in hazin hikayesi…

Vekâlet yoluyla yapılabilen tek ibadet olan hac için Osmanlı devrinde “hac vekâletnameleri ” denilen evraklar düzenlenmişti . Genellikle tomar şeklinde olan bu kâğıtlarda mukaddes beldelerden resimler yer alır, şahitlerin imzası için ayrılmış yerler bulunurdu …

“İlim sahibi muktedir bir şehzadelerini, en az 20 bin askerle gönderirlerse bu şehzadeyipadişahımız yapıp hutbe ve sikkeyi onun adına tahsis ederim. Eğer şehzadelerden biri gönderilemezse Şam, Mısır ve Irak’taki vezirler gibi bir vezir gönderiversinler. Onu dahi can u gönülden kabul ederiz.” Buhara Hâkimi Muhammed Masum Han-1789