Bir şehir düştü, tarihin akışı değişti. Bir şehir düştü; güzel şehirler, sağlam kaleler, görkemli saraylar, ihtişamlı camiler yıkıldı. Bir şehir düştü, bütün Türk-İslâm coğrafyası karanlığa büründü. Her şeyin başladığı bu yer, Otrar’dı…
Kolomb Mübadelesi Küreselleşmenin Tohumları Böyle Atıldı
Asırlardır birbirinden habersiz yaşayan iki dünya düşünün. Eskisi (Asya, Avrupa ve Afrika) ile Yeni Dünya (Kuzey ve Güney Amerika)… Sonra Avrupalı bir kâşif ayak basıyor, nereye geldiğinden habersiz Amerika’ya. Beraberinde insan, hayvan, bitki, mikrop ve hastalıkların hiç olmadık hızda takası gerçekleşiyor. Ve dünya için yeni bir dönem başlıyor…
Mektupla Geleceğin İnşası Nasıl Olur?
Buradaki mesele, “mektup”tan biraz fazlası… Zira bugün kullanılmıyor diye yan gözle baktığımız mektuplar ve diğer yazışma usullerini öğrenmenin, geleceğin muhakeme kabiliyetine sahip berrak ve faal zihinlerini yetiştirmedeki payı büyüktü…
Endülüs’ün Altın Çağında Bir Sarayşehir Medînetüzzehrâ
Endülüs halkına göre, Medînetüzzehrâ, insanlığın yeryüzünde yapabildiği en muhteşem eserdi. Altın çağın muazzam şehri olarak yapılan Medînetüzzehrâ’nın ömrü fazla uzun olmamış; yapılışının ardından henüz bir asır geçmeden tarihin tozlu sayfalarındaki yerini almıştır…
Topkapı Sarayı’nın Son Köşkü Mecidiye
Topkapı Sarayı’nın tarihe açılan kapıları, içinizi ferahlatan avluları, tarih koridorunu andıran uzun yolunun sonunda Boğaz’a nazır bir köşkü vardır. Hem yapılış tarihi hem de fizikî konumu itibariyle sarayın son yapısı, Mecidiye Köşkü’dür.
Orduların Arkasındaki Görünmeyen Güç Dua Askerleri
Âriflerden birisine; “Padişaha hazine gerekli midir?” diye sordular. Şöyle cevap verdi: “Bir asıl hazine vardır ki o gereklidir.” “O hazine nedir?” diye sorduklarında; “Halkın hayır dualarıdır.” cevabını verdi. Osmanlı tarihinin ana kaynaklarından birisi olan Âşıkpaşazâde tarihinde geçmektedir bu menkıbe. Peki, dua hazineleri ve bu hazineleri bizlere ulaştıran dua askerleri kimlerdir?
Ertuğrul’un Ocağında Uyandık
Karayağız atlara binmiş, bozkurt misali, şahin bakışlı, kartal pençeli alpler, gaziler; İslâm sancağını Söğüt’e dikti. Kuruluşun şehri, kurtuluşun müjdecisi oldu. Buyrun biz de davete icabet edelim…
“Çocuklarımıza Sahih İslâm İtikadı Öğretilmelidir!”
Sultanın emriyle hazırlanan yeni müfredatla, yetişecek nesillerin itikatlarını muhafaza etmek ve onları İslâm ahlâkıyla edeplendirmek maksadı güdülmüştür. Osmanlı Arşivi’nden bularak sizlere sunduğumuz vesika, buna güzel bir örnektir…
Osmanlı’da Avrupaî Meydanlar
İslâm medeniyeti, cami merkezli bir yapılanmayı tercih ederken Batı dünyası, daha çok geniş meydanların olduğu şehir modelini uygulamıştır. Zamanla Osmanlı da bu tarz meydanlar inşasına geçiş yapmıştır…
Bir Ni’me’l-Ceyş Hatırası Üç Mihraplı Cami
Bugün, tarihî İstanbul’un farklı köşelerinde pek çok ni’me’l-ceyş hatırası karşımıza çıkar. Fatih-Kazancılar mevkiinde yer alan Üç Mihraplı Cami de bu hatıralardan biridir.