İnsanoğlu eskiden beri, hastalıkların tedavisinde acıya mani olmanın ya da dindirmenin yolunu aramıştır. Özellikle cerrahi müdahalelerde hastaya acıyı hissettirmeyen yöntemler kullanılmıştır. Bu yöntemlerin en bilineni anestezidir…
Misyonerlerin Truva Atı Sağlık Kurumları-2
Sağlık hizmeti verecek misyonerlere Boston’daki merkezlerinden verilen yönergelerde, her zaman dinî eğitimi ön planda tutarak sağlık hizmetlerini yürütmeleri talimatı verilmişti.
Bir Kadim Şehir Hive
Türkistan medeniyetinin izlerini taşıyan Hive, mavi kubbeleri, ince uzun minareleri, camileri ve medreseleri ile binlerce ziyaretçisini kendine âşık ediyor…
Güneş Saatleri
Güneş saatleri zamanı gösteren ilk aletlerdir. Eskiden zamanı belirlemenin en kolay yolu, düz bir zemine bir çubuk dikmek ve güneşli bir havada gölgesini izlemekti.
Misyonerlerin Truva Atı Sağlık Kurumları-1
831 yılı ve sonrasında Osmanlı toprakları sürekli sağlık misyonerlerinin işgaline uğramıştı. Doktorluk ve diğer sağlık faaliyetleri yaparken aynı zamanda bir “Hıristiyanlaştırma Projesi”ni gerçekleştirmeye çalışıyorlardı…
Ahıska’dan Batum’a Gürcistan
Ardahan-Türkgözü Sınır Kapısı’ndan geçerek Gürcistan’a, ata yadigarı eserleri taşıyan topraklara gidiyoruz. Kendi inanç ve kültürlerini yaşamaya çalışan Ahıska ve Acara Türkleriyle görüşüyor; Tiflis’i, Batum’u heyecanla geziyoruz…
Paris Sular Altında
arihler 1910 Şubat’ını gösterdiğinde Fransa’nın başşehri Paris, şiddetli yağışlar sonunda müthiş bir sel felaketine maruz kalmıştı. İşte, bir anda meydana gelen bir afetin neler yapabileceğini gösteren, Paris’ten ibretlik manzaralar.
Türk-Tatarların Bilinmeyen Hikâyesi
Rus inkılâbının ardından uzun süredir Rus işgali altındaki Asya topraklarında yaşayan İdil-Ural Türkleri Uzakdoğu’ya göç etmişlerdir. Mançurya bölgesindeki Harbin şehri göçmen İdil-Ural Türkleri için bir buluşma noktası haline gelmiş, 1919’dan sonra da Japonya’ya özellikle de Yokohama, Tokyo, Nagoya ve Kobe’ye taşınmışlardır…
Schwetzıngen Camii
Avrupa’da, bilhassa Alman prensliklerinde “Turquerie” yani bugünün tersine Müslüman kültürüne özenme modası vardı. Saksonya kralı kendisine Osmanlı’nın yeniçerilerini örnek alarak yeniçeri ocağı kurdururken Avrupalı asilzadeler Osmanlı sultanları gibi giyinmeye özen gösterirlerdi…
Japon İmparatorundan Mektup Var!
1887 yılında Mutsuhito tarafından, ikili münasebetlerin başlatılması gayesiyle, İstanbul’a gönderilen Prens Akihito, padişah katında hüsn-i kabule mazhar olmuştu.