Mekan

Sömürgeciliğin Atardamarı Süveyş Kanalı

Antikçağlardan beri dünya gündeminden ve dillerden düşmeyen bir suyoludur Süveyş Kanalı. Dünyanın hiçbir büyük gücü bu suyoluna ilgisiz kalamadı. Şüphesiz bunu hak ediyordu. Her şeyden önce kanal, Mısır’a hayat bahşeden Nil’in komşusu, hatta devamıdır. Sonra o, Ak ve Kızıl denizleri birleştiriyor, uzun güzergâhları fersah fersah kısaltıyor, donanmalara, sömürgelerden kıymetli mallar taşıyan gemilere geçit veriyordu. Tabi ki böyle bir kanalın açılışı öyle kolay olmayacaktı…

Firavunlardan Hidivlere Süveyş’te Kanalın Tarihçesi

MÖ 1900’ler
Süveyş’te bir kanal açma fikri Firavunlar dönemine kadar uzanır. Onların ilk kazdıkları tünel Sesostris zamanına aittir. Bu kanal Nil’den Acı Göl’e ve oradan Süveyş’e ulaşıyordu.

MÖ 609
Antikçağ Yunan tarihçisi Heredotus ve Diodorus’a göre Firavun İkinci Neko zamanında Kızıldeniz’den Nil’e ve Nil havzası yoluyla Pelusiac’a (Tell el-Farama) doğru Vadi-i Tumilat’tan geçecek bir kanal yaptırılmıştı.

MÖ 521-486
Diğer bir Yunan tarihçisi Strabon, İkinci Neko’nun yaptırdığı bu kanalın Pers imparatoru Darius tarafından devam ettirildiğini yazar. Aslında Darius, zamanla alüvyon dolmuş eski kanalı temizletmiştir.

MÖ 285-246
Mısır kralı II. Ptolemaios da kısmen kumla dolmuş bu kanalı temizletti.

96-120
Artık Roma dönemine gelinmişti. İmparator Trayan burada, eski kanalların üzerinde yeni bir kanal inşa ettirdi. Hatta daha sonra alüvyonlarla dolacak bir kale de yaptırmıştı.

642
Hz. Ömer (r.a.) zamanında, Bizans toprağı olan Mısır Amr bin Âs (r.a.) kumandasındaki İslâm ordusu tarafından fethedilmişti. O, buradaki eski kanalı temizletip tekrar canlandırdı. Hatta Nil Nehri kıyısındaki Babilon ile Kızıldeniz sahilindeki Kulzüm (Süveyş) Limanı’nı birbirine bağladı.

1504
Süveyş’te günümüzdeki manada bir kanal açmayı ilk düşünenler, Portekizlere karşı ticarî üstünlük elde etmek isteyen Venedikliler olmuştu. Fakat hem Venedik Konsülü hem de Mısır’daki Memlüklü sultanı, çok pahalıya mal olacak böyle bir işe muvafakat etmediler.

1565-70
Mısır’ın artık bir Osmanlı toprağı olduğu tarihlerdir. Tam bir proje adamı olan Sokullu Mehmed Paşa, Süveyş’e kadar (bugünkü hat üzerinde) tamamen yeni bir kanal kazdırıp Akdeniz’deki Osmanlı donanmasının gerektiğinde Kızıldeniz’e geçebilmesini ve ticaretin canlanmasını hedefliyordu. Ancak Kıbrıs’ın fethi meselesi gündemi değiştirecekti.

1586-88
Kaptanıderya Kılıç Ali Paşa, Portekizlerin Kızıldeniz’de görülmeleri üzerine Süveyş Körfezi ile Nil arasındaki eski kanalı ihyayı düşündü. Fakat bu bir tasarı olarak kaldı. Bu tarihlerde Venediklilerin ikinci teşebbüsleri de neticesiz kalmıştı.

1774
Sultan Üçüncü Mustafa, Baron de Tott’a Süveyş’e bir kanal açılmasıyla ilgili gerekli çalışmaları yapmasını emretmişti. Bu konuda çok istekli ve heyecanlı olan padişahın neticeye ulaşmaya ömrü maalesef vefa etmeyecekti.

1798
Napolyon 1798’de Mısır’ı işgal ettiğinde, yanında getirdiği mühendislerden Le Pere’i, Vadi-i Tumilat’ta eski kaynaklarda geçen kanalı bulmak için görevlendirdi. Le Père, Süveyş Kanalı için yaptığı keşiflerden sonra Kızıldeniz’in Akdeniz’den 10 metre daha yüksek olduğunu tespit edince kanal incelemeleri bırakıldı.

1840-69
Mehmed Ali Paşa Mısır valisi iken Süveyş Kanalı tartışmaları yeniden hız kazanmıştır. Osmanlı Devleti, İngiltere ve Fransa arasında ciddi bir siyasî trafik yaşanmaktadır. Aleyhte birçok rapora rağmen, eski Mısır konsolosu Fransız diplomat Ferdinand de Lesseps, 1854’te eski dostu ve öğrencisi Mısır valisi Said Paşa’dan kanal için ruhsat almayı başarır. Nihayet 1866’da Osmanlı sultanı Abdülaziz Han da kanal projesini onaylayınca inşaat süratle tamamlanır. 17 Kasım 1869 tarihinde de açılış yapılır. Bu arada yeni vali, İsmail Paşa’dır.

1877-1888
Hidiv İsmail Paşa eski borçlar ve harcamaları yüzünden iflas edince kanal hisselerini satışa çıkarmıştı. Hiç umulmadık bir şekilde bu hisseleri İngiltere devleti satın alınca kanalın en büyük ikinci ortağı oldu. Bilahare İngilizler Mısır’a ve kanala asker çıkardı. Durumdan kimse memnun olmayınca yapılan Süveyş Kanalı Konferansı ile kanal, bütün devletlerin savaş ve ticaret gemilerine açıldı.

1915
Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı, İngilizlerin idaresinde olan kanalı ele geçirmek için 2 defa taarruzda bulundu ama başarılı olunamadı.

1922-1936
İngiltere 1882’den beri fiilî işgal altında tuttuğu Mısır’a göstermelik bir bağımsızlık verdi ve Mısır ile 20 senelik bir anlaşma imzaladı. Buna göre Mısır’dan askerini çekecek fakat kanal bölgesinde belli sayıda askerî güç ile pilot bulunduracaktı. Bundan sonra bölgenin jandarmalığını İsrail’e yaptıracaklardı.

1940

İkinci Dünya Savaşı sırasında İtalya, Süveyş Kanalı’nı ele geçirmek için taarruz etti fakat müttefik kuvvetler buna mani oldu.

1956-67

Mısır’ın yeni devlet başkanı Cemal Abdunnasır Süveyş Kanalı’nı millileştirdiğini açıklayınca İngiltere, Fransa ve İsrail askerî müdahalede bulundular. Amerika’nın arabuluculuğunda mesele hallolsa da çok geçmeden Üçüncü Arap-İsrail (Altı Gün) Savaşı yaşandı.

1975
8 yıldır kapalı olan kanal tekrar açıldı.

2015
Mevcut kanala paralel, 35 kilometre uzunluğunda yeni bir suyolu açıldı.

Konuyla alakalı daha fazla bilgi için Yedikıta Dergisi 87. sayısını (Kasım 2015) inceleyebilirsiniz.

 

Önceki MakaleSonraki Makale

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.