Tarih boyunca hakkında en fazla harita ve görüntülü malzeme bulunan şehirlerden birisi hiç şüphesiz İstanbul’dur. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. tarafından yayınlanan “Sultan II. Abdülhamid Devri Harita ve Planlarında İstanbul” isimli eserle, Sultan İkinci Abdülhamid devrine ait 150 harita ve plan gün yüzüne çıkarıldı. Bazıları ilk kez yayınlanan ve tek kitapta bir araya getirilen harita ve planlarla İstanbul’un tarihi yeniden yazılacak…
KIYMETİ BİLİNMEYEN HAZİNE VAKIFLAR
Osmanlı Devleti’nin kurduğu medeniyetin temeli vakıflara dayanır. Başta padişahlar olmak üzere sultan ailesi ve hanımları, şeyhülislam, sadrazam, vezir, paşa ve Müslümanlarca vakıflar kurulmuştur. Asırlarca eserleri ve akarlarıyla hizmet vermiş olan bu hazinelerin, 100 yıldır göz ardı edilse de gelecekte önemli rol oynaması bekleniyor…
OSMANLI DEVLETİ’NDE TELGRAFÇILAR NASIL YETİŞTİRİLDİ?
19.asrın başlarında elektrik akımından istifadeyle icad edilen telgraf, haberleşmede hızlı bir değişimi de beraberinde getirdi. Peki, dünyayı ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip eden Osmanlılar bu önemli buluşu kullanabilecek personellerini nasıl yetiştirmişlerdi?
PİYER LOTİ DEĞİL İDRİS KÖŞKÜ TEPESİ
Eyüp semtinin Haliç’e nazır tepesi, günümüzde Fransız Yazar Piyer Loti’nin ismiyle biliniyor. Ancak, nice tarihi şahsiyete ev sahipliği yapan bu tepe büyük bir devlet ve ilim adamı İdris-i Bitlisî’ye atfen asırlarca İdris Köşkü Tepesi diye anılmış ve kayıtlara bu şekilde geçmişti. Tepenin gerçek ismine kavuşması kadirşinaslık değil, iâde-i itibar olacaktır…
Sultanlar da Lâtife Eder
Sultanları hep disiplinli ve sert şahsiyetler olarak biliriz de en başta bir insan, müşfik bir aile reisi, hatta emri altındakilere şakalar yapabilecek nüktedan kimseler oldukları gerçeğini pek aklımıza getirmeyiz. Ama sultanlar da latife ederler…
SURİYE’DEKİ TÜRKİYE TOPRAĞI
Birinci Dünya Savaşı sonunda Ca’ber Kalesi ile birlikte Suriye’nin sınırları içinde kalan ve Fransa’nın mandasına verilen türbe Türkler için büyük değer taşıdığı için TBMM hükümetiyle Fransa hükümeti arasında imzalanan anlaşma gereğince Türkiye’ye bırakılacak, türbe ve civarındaki toprak Türkiye toprağı kabul edilecekti…
İşgalin Son Perdesi El-Halil
El-Halil’de bulunan Halilürrahman Camii ve çevresi Müslümanlar tarafından inşa edilmiş, korunmuş ve bugüne ulaştırılmıştır. Bu bakımdan bölgenin her türlü aidiyeti Müslümanlara aittir. Bilinen tarihî ve hukukî hakikatlere rağmen işgal yönetimi hukuk tanımaz bir şekilde El-Halil Külliyesi’ni de abluka altına almıştır…
CAMİDEN KİLİSEYE AHIRDAN MÜZEYE SİGETVAR KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN CAMİİ
Kanuni sultan Süleyman’ın son seferinde (1566) fethederek Osmanlı topraklarına kattığı Sigetvar Kalesi’nde sultanın hatırasına bir cami yaptırılmıştı. Zaman içinde konut, hastane, depo, kilise ve ahıra dönüştürülen cami binası günümüzde müze olarak kullanılıyor…
MOSTARLI SALİH’İN İZİNDE
Salih, sahibi olduğu dükkânda sanatını işlerken birden patlayan bir tüfekten çıkan kurşunla kalbinden yaralanmış ve oracıkta ölmüştü. Günlerden cumartesiydi. maktulün mirasçılarının isteği üzerine mahkemece olay mahallinde keşif yapılmış ve Salih’in sol memesi altından aldığı kurşun yarası sebebiyle öldüğü tespit edilmişti…
MİMAR SİNAN’IN UNUTULAN KÖPRÜSÜ YA DA SİNAN’A SAYGISIZLIK
“Dünya durdukça, eserlerimi gören aklıselim sahiplerinin, çabamın ciddiyetini göz önünde bulundurarak bana insaf ile bakacaklarını ve beni hayır dualarla anacaklarını umarım, inşallah.” Mimar Sinan