Osmanoğulları’nın bir uç beyliğinden cihan devleti olma yolunda çok az şehre nasip olmuştur Devlet-i Aliyye’ye başşehir olmak. Söğüt’te filizlenip sırasıyla Bursa’da kök salan, Edirne’de dallanıp budaklanan ve nihayetinde İstanbul’da koca bir çınara dönüşen Osmanlı Devleti’nin -unutulan ve günümüzde gurbette kalan- bir başkenti daha vardı; Dimetoka…
Güneş ve Ay Tutulmaları Efsaneler ve Hakikatler
Güneş ile Dünya’nın arasına Ay girdiğinde Güneş; Ay ile Güneş’in arasına Dünya girdiğinde Ay tutularak, Dünya karanlıkta kalır. Hayy olan Allah ile kul arasına Dünya girdiğinde ise kul, karanlıkta kalır. Tabiat hadisesi olarak görülen bu tutulmalar hakikatte, Cenab-ı Hakk’a iltica vesilelerinden ve ibret alâmetlerindendir…
Dolmabahçe Camii’nin Müze Olma Serüveni
Bir ana ile oğulun hayratıdır Dolmabahçe Camii… Bezmiâlem Valide Sultan tarafından inşası başlatılan ve onun vefatı üzerine oğlu Abdülmecid Han tarafından tamamlanan camiye, bir zamanlar öyle bir kör kazma vurulmuştu ki bu darbe, yapmak için değil, mabedi, aslî gayesinden uzaklaştırmak içindi. Nitekim cami, deniz müzesi yapılarak 19 sene ezana ve cemaate hasret bırakılmıştı…
Gazi Ahmed Paşa Külliyesi
Güzel belde İstanbul’a Topkapı’dan girişte bizleri karşılayan Gazi Ahmed Paşa Külliyesi, hepimizin dikkatini çekmiştir. Bir vesileyle burayı ziyaret edenlerin zihninde, bu cami ve çevresindeki müştemilatı kim, hangi gayeyle inşa ettirmişti sualleri canlanmıştır. Yine külliyenin mimarî hususiyetleri, vakıf şartları ve geleceğe taşınan mirası ne idi?
İstanbul’un Muhafızları Ni’me’l-Ceyş
İstanbul’u fethederek Peygamber Efendimizin (s.a.v.) övgüsüne mazhar olan fetih ordusu, Ni’me’l-Ceyş/Ne Güzel Asker unvanıyla müşerref olmuştur.
Aksaray’ın Manevî Kalesi Ervah Kabristanı
Bazı kabristanlar vardır ki tarihe mâl olmuş muhterem şahsiyetlerin, âlimlerin, seyyidlerin, Evliyanın istirahatgâhıdır. Anadolu’nun göbeğinde, Aksaray’da bulunan Ervah Kabristanı da böyle bir yerdir.
Tarihe Mâl Olan Bir Ağacın Hikâyesi Lübnan Sediri
Tabiatla insanoğlunun tarih yolculuğunda onlara eşlik eden çok özel bir ağaç varmış: Adı sedir, en meşhur türü de Lübnan’da yeşerir imiş. Saraylara, mabetlere, gemilere, tabutlara malzeme olan bu ağaç; geçmişin sessiz şahidi, günümüzün tükenmek üzere olan mağduruymuş…
Meşaleden Led’e İnsanoğlunun Aydınlatma Serüveni
Bugünün nimetlerinden mahrum olan insanlar, ışığı nasıl elde ediyordu, merak ettiniz mi? Geçmişten günümüze insanoğlunun aydınlatma tarihi için yazımıza buyurun…
Bir Zamanlar Muvakkithaneydi Şimdi Restoran Oldu
Teşvikiye Camii Muvakkithanesi. Bugün restoran olarak kullanılan muvakkithane, eski günlerini özlemle yâd ediyor…
Hazinenin Anadolu Yolculukları
Mukaddes Emanetler, Hazine-i Hümâyûn ve Hazine-i Evrak’ın İstanbul, Ankara, Konya, Niğde Devriâlemi