“Yılbaşı neyimiz olur? diye soruyorum… ‘Ramazan Bayramı’mız mı, kandilimiz mi, Kurban Bayramı’mız mı?’ diye sual açmak da yersiz olmazdı. Biz Muharremlerle, Martlarla başlayan yıllar da biliriz, ki hiçbiri böyle şımarıklıkla böyle ayyaşlıkla böyle kumarbazlıkla açılmazdı. Hepsi efendi yıllardı…” (Arif Nihat Asya)
Haydarpaşa’da Bir İngiliz Mezarlığı dost İngilizlerle düşman İngilizler aynı Mezarlıkta
Kırım Harbi sırasında Osmanlı’nın müttefiki olan İngilizlerin yaralılarının bakımına tahsis edilen hastane, hem Kırım Harbi yaralılarını ağırlaması, hem de burada modern hemşirelik mesleğinin temellerini atan Florance Nightingale’nin görev yapması nedeniyle dönemin Avrupa matbuatının ilgi odağı olacaktı…
MİMAR SİNAN’IN UNUTULAN KÖPRÜSÜ YA DA SİNAN’A SAYGISIZLIK
“Dünya durdukça, eserlerimi gören aklıselim sahiplerinin, çabamın ciddiyetini göz önünde bulundurarak bana insaf ile bakacaklarını ve beni hayır dualarla anacaklarını umarım, inşallah.” Mimar Sinan
Sizin Müslümanlığınız Bizim Kabulümüze Bağlı Değildir! A. Cevdet Paşa’nın Dr. Vahmarhayden’e Mektubu
“İslam dininin esası iki sözden ibarettir. Biri Cenab-ı Hakk’ın birliğini tasdik etmektir ki Arapça ‘Lâ-ilâhe illallâh’ kelamıyla eda edilir. Diğeri Muhammed aleyhisselam hazretlerinin Allah’ın peygamberi olduğunu tasdik etmektir ki Arapça ‘Muhammedün Resûlullâh’ sözleriyle yerine getirilir.
SELÇUKLU’NUN ÇEVGÂNI AVRUPA’DA OLDU POLO
Selçuklular devrinde bir Çeşit Savaş Sporu olarak oynanan Çevgân, Asya ülkelerinde rağbet gören bir oyundu. 19. yüzyılda İngilizlerin Afganistan ve kuzey Hindistan’ı işgaliyle Çevgân Polo adını alacak ve bütün dünya bu oyunu tanıyacaktı. bugün Polo olarak bilinen ve oynanan Çevgân Çok yaygın bir Şekilde oynanmakta…
TUNUS’TAN BİR SES: OSMANLILAR GELMİŞ! TÜRKLER GELMİŞ!
Koskoca Osmanlı devleti üç kıtada her yerde arkasında birer parça vatan toprağı ve vatandaşını bırakarak çekilmek mecburiyetinde kalmıştı. İşte bunlardan biri de, çok yakınımızda duruyordu. Çevrenin etkisiyle dedelerinin dilini, Türkçeyi unutmuşlardı. Ama evin her tarafında kültürlerini yaşatıyorlardı…
SAHAFLIK ÖLMEDİ, ÖLMEYECEK
Osmanlı’nın başşehri İstanbul’da, Kapalıçarşı’da şekillenen sahaflık geleneği bir süre Beyazıt Sahaflar Çarşısı’nda devam etmiş, ardından Beyazıt, Beyoğlu ve Kadıköy gibi ilçelerde örgütlü bir halde devam edegelmiştir.
Afrika’nın İlk Osmanlı Mektebi Bugün Kulüp Olarak Kullanılıyor!
Osmanlılar, kendilerinden kilometrelerce uzağa, Güney Afrika’nın en uzak noktasına İslamî ilimleri öğretmek maksadıyla bir temsilcisini, Ebubekir Efendi’yi yollamıştı.
OSMANLI’NIN HAC GÖREVLİLERİ
Günümüzde kutsal topraklara yapılan ziyaretler, tecrübeli rehberler sayesinde hem daha sağlıklı yapılıyor hem de yapması gereken ibadetleri tam olarak bilmeyenlere büyük kolaylıklar sağlıyor. Peki Osmanlı devrinde de hacılarla ilgilenen, onlara yol gösteren günümüzün rehberleri hükmünde kılavuzlar var mıydı?
OLİMPİYAT BİR OYUN MU?
Olimpiyat oyunları modern manada ilk olarak 1896’da Yunanistan’da düzenlenmişti. İlk defa 1906 yılında oyunlara davet edilen Osmanlı Devleti resmi olarak oyunlara katılmayı reddetmişti… Günümüzde de devam ettirtilen olimpiyat geleneği acaba sadece bir oyundan mı ibarettir?