Manşet, Portreler

Yenişehirli Rüstem Pehlivan

Rüstem pehlivan

Kadim geleneklerimizde mühim yeri olan güreşin, Bursa’daki yansımalarından, bir şahsiyet ve onun etrafında cereyan eden hadiseler silsilesi… Trajik bir şekilde başlayıp aynı şekilde nihayet bulan bir hayattır onunkisi. Kaderin çizdiği rota gereği, memleketi Bulgaristan’dan Bursa’ya muhaceretle burayı ikinci ve son vatan eyleyen Rüstem Pehlivan’ı yakından tanıyalım…

Rüstem Pehlivan’ın Çocukluk ve Gençlik Dönemleri

1970’li ve 80’li yıllarda eski güreşçilerin hayat hikâyelerini araştıran ve bunları gazetede yayınlayan Murat Sertoğlu, Rüstem’in, 1860’lı yılların başlarında, günümüzde Bulgaristan sınırları içinde yer alan Razgrad kazasının Müftüler köyünde doğduğunu yazar. Mezarının başına dikilen kısa tanıtım yazısında ise Rüstem’in, Osmanpazarı’nın Karacaat köyünde doğduğu yazılıdır. Deliorman bölgesinin bir parçası sayılan bu yörelerde pehlivanlık geleneği, çok eski ve yaygındır. Nitekim Rüstem’in babası da gençliğinde pehlivanlık yapmıştı. Aile, doğan çocuklarına, Rüstem ismini muhtemelen bu kültürün etkisiyle vermişti.

Rüstem doğduğunda, babası köyde değirmencilik yaparak geçimini sağlamaktaydı. Aynı zamanda eski pehlivandı. Bunun da etkisiyle oğluna küçük yaşlardan itibaren pehlivanlık eğitimi vermişti. Rüstem, on beş yaşına geldiğinde ilk defa köyünün dışına, bir güreş müsabakasına katılmak için çıkmış ve güreşte en küçük kategori olan “deste”ye soyunmuştu. Burada rakiplerini yenerek dikkat çekmeye başlamıştı. Rivayet edildiğine göre bu ilk başarısının ödülü olarak kendisine bir keçi verilmişti. Böylece Rüstem, keyif aldığı güreş sporunun gelir getirici yönüyle de tanıştı.

Civar köylerde yapılan güreşleri kaçırmamaya çalışan ve her geçen gün daha da büyüyen, kuvvet bulan genç Rüstem, on sekizine geldiğinde köyden ayrılarak, kaza merkezi olan Razgrad’a yerleşir. Razgrad’da hemen her hafta cuma günleri güreşler yapılmaktadır. Zaten Rüstem’in buraya taşınmasının asıl sebebi de daha fazla güreşin içinde olmak istemesidir. Burada Hasan Ağa gibi, Çorbacı Dimitar gibi büyük çiftlik sahiplerinin konaklarında pehlivanlar eksik olmaz ve bu tür zenginlerin destekleriyle, büyük güreş müsabakaları, düzenli aralıklarla tertip edilir.

1870’lerin ikinci yarısında, Bulgaristan’daki Müslümanlar ile Hıristiyanlar arasında ciddî gerginlikler yaşansa da herkesin tek ortak eğlencesi, yine güreşlerdir. Rüstem, böyle kritik bir zamanda güreş sayesinde hayata tutunmaya çalışır. Bu sıralarda desteden küçük, orta kategorisine yükselen Rüstem, Bulgarların yöredeki en iyi pehlivanlarından Petar’ı yenerek şöhret kazanmaya ve tanınmaya başlar.

Yazının tamamını Yedikıta Dergisi 179. sayısından (Temmuz 2023) okuyabilirsiniz.

 

Önceki MakaleSonraki Makale

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir