İslâm dünyasında ilk kütüphaneler, Emevîler döneminde ortaya çıkmıştı. Genellikle cami, mescid, medrese gibi eğitim kurumları ve evler içerisinde yer alan …


İslâm dünyasında ilk kütüphaneler, Emevîler döneminde ortaya çıkmıştı. Genellikle cami, mescid, medrese gibi eğitim kurumları ve evler içerisinde yer alan …

İslâm’ın ihya ettiği insanın inşa ettiği yapılarda, insan-mekân arasındaki ruhu görmek mümkündür. Bu ruhu hissedenler “Bu şehrin bir ruhu var.” der. Şehirler, İslâm ile mana ve değer kazanır. Böylelikle birer sembol hâline gelen İslâm şehirleri, Doğu’dan Batı’ya pek çok medeniyete ilham kaynağı olmuştur…

Bir zamanlar Osmanlı gölü olan Karadeniz’in kuzey sahillerinde kurulmuş, tarihî kaynaklarda “Yarım İstanbul” diye bahsedilen güzel şehir Kefe, stratejik ehemmiyetinin yanı sıra medreseleriyle ve âlimleriyle de meşhurdu.

Bir İslâm şehri hangi temeller üzerinde yükseliyordu ve mimarîsi nasıl şekilleniyordu? Bu temellerin dayandığı esaslar nelerdi? Halife Mansur’un, Bağdat’ı inşa ettirirken ustaları, faziletli ve dürüst kimselerden seçtiğini biliyor muydunuz? Peki şehirlerin de bir ruhu olabilir mi? Medeniyetimizin hafızası şehre dair doyurucu bir dosya sizleri bekliyor…

Mecduddîn-Ziyâeddîn-İzzeddîn… Anadolu’da doğmuş, Irak’ta tahsil görmüş kardeşler. Her biri ayrı bir ilim dalında yetişip eser veren Esîrüddîn Kardeşler, tarihte müstesna bir yere sahipler.

1000 yıllık tarihî geçmişiyle Şirvanşahlar, 6. yüzyıldan 17. yüzyılın başlarına kadar hüküm sürmüş, en uzun ömürlü hanedanlar arasındadır. Gürcüler ve Moğollar gibi pek çok siyasî dengeye karşı asırlarca ayakta kalmayı başarmışlar, daima İslâm Devletleriyle ittifak yapmışlardır. Şirvanşahlar, İslâm dünyasının en mühim sorunlarından olan ve pek çok katliamda ismi geçen Safevîlere karşı Osmanlılara tâbi olmuşlar ve birlikte omuz omuza takdire şayan mücadeleler vermişlerdir…

Türbeler, imarethaneler, ibadethaneler, rasathaneler, medreseler gibi birçok İslâm eseriyle süslenen Semerkant, geçmişi kadîm çağlara dayanan Orta Asya’nın önemli kültür ve ticaret merkeziydi. Bir dönem ilim ve sanatın kalbinin attığı Semerkant, aynı zamanda önemli şahsiyetlerin yetiştiği topraklardı…

İslâm şehirciliğinin en güzel numunelerindendir Bağdat. Bir şehirden çok daha fazlası, Orta Zaman’ın en ihtişamlı beldesidir. Medeniyet merkezi olmanın gerektirdiği bütün özellikleri, bünyesinde taşımıştır. İlmin, bilimin, irfanın kalbidir. Bağdat’ı gören gözler, onun güzellikleri karşısında “Tüm dünya sanki onun karşısında çöl gibidir.” demişlerdir…

Büyük Selçuklu Devleti’nin tarih sahnesine çıktığı devirde Sünnî Abbasî hilafeti, Şiî Büveyhî ve Fatimîlerin baskısı altındaydı. Hilafet merkezi Bağdat işgale …

Eserlerde, cennetin dünyadaki misali olarak bahsedilen Mâverâünnehir, nehrin ötesi manasına gelir. Yeryüzünün en verimli, en temiz bölgesi buradadır ve bu …