Kültür Tarihi

Osmanlı’nın Geri Dönüşümcü Esnafı Bozmacılar

Bozmacılar

Eskiler, eskiyi eskitmezlerdi; bilakis, eskiden nice yeniler meydana çıkarırlardı. Tüketmedikleri için tükenmeden yaşamayı bildiler. Zamanın her şeyi tüketen hegemonyasında, sonradan ortaya atılan geri dönüşüm fikri, geçmişte yok muydu? Osmanlı’da geri dönüşüm esnafı olan bozmacıları okumak üzere biraz geri dönelim mi?..

Cenâb-ı Hak, A’raf Suresi 31. âyet-i kerîmesinde “Yiyiniz, içiniz, israf etmeyiniz. Muhakkak Allâhü Teâlâ, israf edenleri sevmez.” buyuruyor. Orta yaş ve üzerindeki nesiller hatırlayacaktır; bu âyet-i kerîmenin düsturu üzere annelerimiz ve ninelerimiz, ellerindeki hiçbir eşyayı zayi etmez, kullanılmaz hâle gelene kadar her şekilde istifade ederlerdi. Âdeta, o eşyanın posasını çıkarırcasına değerlendirirlerdi.

Hiçbir Şey Zayi Edilmezdi

Eskiyen ceketler ters çevrilir, daha küçük bedenli birisinin sığabileceği şekilde tekrar giyilebilir hâle getirilirdi. Yıpranan elbiseler şeritler hâlinde kesilir, beyaz olanları boyanır ve tezgâhlarda ihram adı verilen yolluklar yapılarak kullanılırdı. Bazıları da yine aynı şekilde parçalanıp minder, yastık yapılırdı. Yine eskiyen kazaklar sökülür, ipleri daha küçük eşya yapmak için kullanılırdı.

Evet, hiçbir şey zayi edilmezdi. Misal, bir hayvan ölse derisi tabaklanır kullanılırdı. Kesilen hayvanın uygun her türlü aksamından istifade edilirdi. Boynuzundan tarak, derisinden ayakkabı, elbise, kırba vs. yapılırdı. Her şeyin el emeği ile yapıldığı bir dönemde yokluk işin içine girmişse, o şeyden en son raddesine kadar faydalanmak şart olmuştu.

Zamanla, el emeğinin yerini makineler almış, insanlar görece zenginleşmiş ve bir miktar parayla istedikleri her şeye kısa sürede ulaşabilir hâle gelmişlerdi. Ancak bu durum, sahip olunanların değerinin bilinmemesine ve israfa yol açmıştı. Oysa yaşadığımız dünyada hiçbir kaynak sınırsız olmadığı gibi kullanılan maddeler de limitsiz değildi ve tükenirken tüketmeye de başladı.

Günümüzde artan nüfus, kaynak yetersizliği, aşırı tüketim ve israf, insanları ve yönetimleri farklı çözümler aramaya sevk etti. Bu kapsamda, geri dönüşüm tesisleri kurulmuş ve birçok ürün yeniden kullanılmaya başlanmıştır. Meselâ, kâğıt ürünlerinin geri dönüştürülmesiyle yeni ağaçların kesilmesi önlenmiştir. Bu ve benzeri uygulamalarla israfın önüne geçilmeye çalışılmaktadır.

Günümüzde farklı isimlerle kamuoyunda sıkça duyduğumuz, dünyayı ve içindeki güzellikleri kendi kirli menfaatleri uğruna yok edenlerin, pabucun pahalı hâle geldiğini anladıklarında, ortaya attıkları bu geri dönüşüm sistemi, bizim geçmişimizde yok muydu? Her şey bize Batı’dan mı geliyordu? Tabi ki hayır… Bunu anlamak için arşivleri ve eskimez ancak raflarda tozlanmış kitapları, belgeleri incelemek yeterli. Geçmişte, özellikle Osmanlı döneminde, kaynakların verimli kullanımı ve israfın önlenmesi konusunda çeşitli uygulamalar mevcuttu.

Yazının tamamını Yedikıta Dergisi 200. sayısından (Nisan 2025) okuyabilirsiniz.

Önceki MakaleSonraki Makale

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir