Müslümanlar Uzay Gözlem Üsleri Rasathaneler

Gezegenlerin, yıldızların ve gök cisimlerinin bulundukları yerleri tespit etmek ve hareketlerini incelemek için kurulan gözlemevlerine, rasathane denmiştir. İlk defa Müslümanlar tarafından kurulan rasathaneler, kısa sürede İslâm dünyasının her tarafında açılmıştır. Pek çok astronomi âliminin çalıştığı, onlarca talebenin eğitim gördüğü rasathaneler, bir nevi günümüzün uzay gözlem üsleri gibiydi ve buralarda yapılan gözlemlerle elde edilen veriler, sonraki çalışmalara büyük katkı sağlayacaktı…

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) tarafından tebliğ edilen İslâmiyet, insanlara yeni bir hayat tarzı kazandırmıştı. Eski alışkanlıklarını terk eden yeni Müslümanlar için ibadetlerini vaktinde eda etmek, en önemli hususlardandı.

Namazı vaktinde kılabilmek, bütün ayların özellikle de oruç ibadeti için Ramazan-ı Şerif’in başlama-bitiş vakitlerini tespit etmek, kıble yönünü belirlemek, güneşin doğuş-batış saatlerini bilmek gibi birçok meselede vakit tayini, elzemdi. Bütün bunlara ilaveten Kur’ân-ı Kerîm’de kâinatın yaratılışı ile ilgili âyet-i kerîmelerin yer alması, Müslümanlarda evrene karşı ayrı bir merak uyandırdı ve onları, bu sahada araştırmalara sevk etti. Bu da “astronomi” ilminin gelişmesine vesile oldu.

Arapçada, “ilmü’l-hey’e” veya “ilmü’l-felek” diye anılan astronomi, ilk devirlerde Müslümanlarca pek bilinmiyordu. Müslümanların henüz tanışmadığı diğer medeniyetlerde ise astronomi alanında çalışmalar yapan insanlar mevcuttu. Müslümanlar, fetih hareketleriyle birlikte, bu astronomi çalışmalarıyla karşılaştılar.

Temelini Emevîler Attı

Her ne kadar ilk rasathanenin Abbasîler devrinde yapıldığı söylense de Ürdün’ün Amman şehrindeki Emevîlere ait Kusayru Amre Sarayı, bize bunun tam tersini söylüyor. Kusayru Amre Sarayı’nın hamam kubbesinde, gökyüzü haritasını andıran haritada yaklaşık 400 yıldız, takımyıldızları ve burç kuşağının (zodyak) koordinatları ile birlikte verilmiş olması, Emevîler devrinde küçük çaplı da olsa rasathanenin kurulduğuna dair önemli deliller barındırıyor.

Farklı kültürlerle ilk tanışmanın ardından Emevî halifeleri, tercüme hareketlerine başladılar. Bu faaliyetler, Emevî saltanatının son zamanlarına kadar sürdü. Tercüme edilen eserlerde kozmolojik (coğrafî) ve meteorolojik malumatlar mevcuttu. Müslümanlar, bu bilgileri, pratiğe döktüler. Öncelikle ibadet saatlerini belirlemek amacıyla gözlemlerin yapıldığı “muvakkithane” adı verilen müesseseleri açtılar. İlk olarak Şam’da kurulan muvakkithane, bir nevi gözlemevi vazifesi de görmekteydi.

Dolayısıyla İslâm dünyasında ilk rasathane, Emevîlerin başşehri Dımaşk’ta (Şam) inşa edildi diyebiliriz. Buradaki gözlemevlerinde yapılan gözlemler neticesinde elde edilen veriler, Müslümanların ilk astronomi tablosu olan “zic”i ortaya çıkardı. Meşhur Müslüman âlimi Bîrûnî, parşömen kâğıdı üzerine çizilmiş astronomik tablolarla dolu bu zîcden bahseder.

Ancak gerçek manada Müslümanlar arasında astronomi çalışmaları, Abbasîler devrinde başladı. Emevîler, ibadet saatlerini belirlemek gayesiyle muvakkithaneleri açmışlardı. Abbasîler ise duyarlı, düzenli, hassas ve dakik (ince ve derinlikli) gözlemler yapmak için tam teşekküllü ilk gözlemevlerini inşa ettiler. Dolayısıyla müesseseleşmiş rasathanelerin, Abbasîler tarafından kurulduğunu söylersek, hata etmiş olmayız.

Kapak yazısının tamamını Yedikıta Dergisi 178. sayısından (Haziran 2023) okuyabilirsiniz.

Kayıhan Çağlar

Recent Posts

Ulu Çınarın Bahar Mevsimi Bursa’nın Fethi

Osmanoğulları’nın ilk büyük payitahtı, Osmanlı’nın dibacesi ve beylikten devlete geçişin müjdeleyicisi Bursa; yeşili ve suyuyla…

4 hafta ago

Bursa’nın Manevî Mihmandarı Şeyh Üftâde (RAH.)

Şeyh Üftâde (1490-1580) Hazretleri, daha doğumunda görülen müjdeli bir rüyanın işaret ettiği üzere, zühdü, takvâsı…

4 hafta ago

Aydınlığın ve İrfanın Başşehri: Medine-i Münevvere

Bugün İslâm medeniyetinden söz edebiliyorsak, bunu Medine-i Münevvere’ye borçluyuz diyebiliriz. Zira İslâmî kültürün tekâmül etmeye…

4 hafta ago

Nüshadan İstinsaha “Müstensihin” Terakkisi Müstensih Makinesi

Yazmak, bilgiyi kalıcı hâle getirmek ve nesiller boyunca paylaşmanın en sağlam yoludur. Müstensihlerden şapograf makinelerine…

4 hafta ago

Vefatının 200. Yılında Mustafa Râkım Efendi

Mustafa Râkım Efendi, Osmanlı hattatlığında celî sülüs ve tuğrada çığır açan müstesna bir üstattır.

4 hafta ago

Kalemli Değil Sopalı Edebiyat Tartışması

Kalemi güçlü olduğu kadar, bedenen de kuvvetli olan Ahmed Midhat Efendi, devrin gazetecilerinden Lastik Said…

4 hafta ago