Hitlerin Kayıp Denizaltıları
Bundan tam 75 yıl önce Türk karasularında, 3 Alman denizaltısının batırıldığını biliyor muydunuz? İkinci Dünya Savaşı’ndan beri bu denizaltılar, Batı Karadeniz’in Türk kıyılarında yatıyorlar. Peki, bu gemilerin burada ne işi vardı ve neden batırıldı? Gelin o büyük savaşın en az bilinen hikâyelerinden birine birlikte göz atalım…
İkinci Dünya Savaşı’nın tüm şiddetiyle devam ettiği yıllarda Almanlar, Avrupa’yı ele geçirmenin ve İngiltere karşısındaki üstünlüklerinin verdiği özgüvenle, yeni bir cephe açmaya karar verdiler. Hitler’in yeni hedefi, kısa süre önce saldırmazlık anlaşması imzaladığı Sovyetler Birliği’ydi. Ancak işgal için hazırladıkları Barbarossa Harekâtı’nın başarılı olması için Sovyet kıyılarının da abluka altına alınması gerekiyordu. Bunu, Kuzey Denizi’nde yapmak mümkündü, ama Karadeniz’de ne yapılacaktı?
Almanlar, Karadeniz’e bir denizaltı filosu göndermek istediler. Bu sebeple Türkiye’den boğazların açılması talebinde bulunuldu. Ancak Türkiye savaşta tarafsızdı ve Montrö Antlaşması gereğince boğazları askerî gemilere kapalıydı. Bu da Alman donanmasının boğazlardan geçemeyeceği anlamına geliyordu. Hitler’in Türkiye’ye sattığı Atılay, Saldıray ve Yıldıray denizaltılarını geri satın alma talebi de reddedilince Almanlar, yeni bir yola başvurmak zorunda kaldılar. Amiral Erich Raeder’in üzerinde çalıştığı çılgınca plan için düğmeye basıldı.
Kuzey Denizi’nden Karadeniz’e gerek karadan gerekse nehir yoluyla denizaltılar nakledilecekti. Bu yol, son derece zor ve zahmetli olmasına rağmen imkânsız değildi. Bunun için Tip II – B sınıfı 6 adet denizaltı seçildi. Bunlar U-9, U-18, U-19, U-20, U-23 ve U-24 isimli botlardı. Her biri 42,7 metre uzunluğunda, 4,1 metre genişliğinde olup 270 ton ağırlığındaydı. Botlar ilk olarak Hamburg Limanı’nda sökülerek parçalar hâlinde Kaiser Wilhelm Kanalı ve Elbe Nehri üzerinden Dresden’e getirildi. Burada kamyonlara yüklenerek karayolu ile Ingolstadt’a (İngolştad), buradan da Tuna Nehri’nden geçilerek Köstence Limanı’na (Romanya) getirildiler. Romanya’nın o tarihte Almanya’nın müttefiki olduğunu hatırlatmakta fayda var. 7 bin kilometrelik yolu 4 ay gibi kısa bir sürede kat eden denizaltılar, burada tekrar monte edilerek 30. Denizaltı Filosu adıyla Karadeniz’de faaliyete başladı. Ekim 1942-Ağustos 1944 arasında Sovyet gemilerine 56 operasyon gerçekleştirerek onlarca gemiyi ya batırdılar ya da kullanılamaz hâle getirdiler.
Yazının tamamını Yedikıta Dergisi 128. sayısından (Nisan 2019) okuyabilirsiniz.
Osmanoğulları’nın ilk büyük payitahtı, Osmanlı’nın dibacesi ve beylikten devlete geçişin müjdeleyicisi Bursa; yeşili ve suyuyla…
Şeyh Üftâde (1490-1580) Hazretleri, daha doğumunda görülen müjdeli bir rüyanın işaret ettiği üzere, zühdü, takvâsı…
Bugün İslâm medeniyetinden söz edebiliyorsak, bunu Medine-i Münevvere’ye borçluyuz diyebiliriz. Zira İslâmî kültürün tekâmül etmeye…
Yazmak, bilgiyi kalıcı hâle getirmek ve nesiller boyunca paylaşmanın en sağlam yoludur. Müstensihlerden şapograf makinelerine…
Mustafa Râkım Efendi, Osmanlı hattatlığında celî sülüs ve tuğrada çığır açan müstesna bir üstattır.
Kalemi güçlü olduğu kadar, bedenen de kuvvetli olan Ahmed Midhat Efendi, devrin gazetecilerinden Lastik Said…