Tatarların Kahraman Anası Süyünbike
Zengin tarihe, parlak kültür ve medeniyete sahip bir milletin vârisleriyiz. Tarihimizin büyük hadiselerini hatırlamak hususunda ekseriyetle ihmalkâr davranıyoruz. Hâlbuki doğru kaynaklardan öğrenilen tarih ve sahih itikat temeline oturmuş din şuuruna sahip olanların büyük millet olacağı, mazisine sahip çıkmayanların varlıklarını zayıf topluluklar olarak devam ettireceği bir hakikattir. Buna mukabil bizlerse cihangirane devletler kuran ecdadımızı inkâr ve küçümsemekle meşgulüz. Dilden dile nesilden nesile aktarılarak gelen atalarımızın kahramanlıklarını hatırlamak, hatırlatmak; anlatıp yazmakla sorumluyuz. Bu minvalde şimdi sizleri, Ruslara karşı verdiği onurlu mücadelesiyle destanlaşan, kahramanlığıyla Kazan halkının gönlünde taht kuran Tatar Sultanı Süyünbike’nin hazin hikâyesine doğru yolculuğa çıkaracağız…
Kazan şehri merkez olmak üzere kurulan Kazan Hanlığı, kısa zamanda güçlenmiş ve Moskova Rusyası’ndan vergi alacak hâle gelmişti. Kazan Hanlığı’nı batı ve kuzey sınırlarında Rusya, doğusunda Sibir Hanlığı, güneyinde Kırım Hanlığı, Aşağı İdil’de ise Ejderhan Hanlığı çevrelemekte idi. Uzun süreden beri cereyan etmekte olan taht mücadeleleri ve iç çekişmeler neticesinde hanlıklar birbirine düştü. Özellikle Kazan ve Kırım hanlıkları arasında amansız bir mücadele başladı. İki hanlık, içinde bulunduğu bu durumdan kurtulmak için birtakım barış teşebbüslerinde bulundular. Huzuru tesis etmek isteyen Kırım Hanı, kızı Süyünbike’yi Kazan’a gelin göndermeye karar verdi.
Süyünbike, Nogay kabilesinden Kırım Hanı Yusuf Mirza beyin kızıdır. İki hanlık arasındaki münasebetlerin bozuk olduğu bir zamanda Süyünbike’ye mühim bir vazife verildi. Kazan’a giderek Can Ali Han ile evlenecek, böylece iki hanlık arasındaki düşmanlık bitecekti. Süyünbike, babasının isteği üzerine 17 yaşındayken 1533’te Can Ali Han ile evlendi. Ancak bu evlilik, hanın ölümü üzerine sadece 3 yıl sürdü. İkinci evliliğini Safa Giray Han ile yapan Süyünbike, 13 yıl evli kaldı. Bu izdivaçtan 1547’de Ödemiş Giray isminde bir oğlu oldu. Hanlığın karanlık günleri, 1549’da Safa Giray Han’ın vefatıyla başladı. Bu tarihten sonra Kazan hansız, Süyünbike dul, iki yaşındaki oğlu da yetim kaldı.
Yazının tamamını Yedikıta Dergisi 128. sayısından (Nisan 2019) okuyabilirsiniz.
Osmanoğulları’nın ilk büyük payitahtı, Osmanlı’nın dibacesi ve beylikten devlete geçişin müjdeleyicisi Bursa; yeşili ve suyuyla…
Şeyh Üftâde (1490-1580) Hazretleri, daha doğumunda görülen müjdeli bir rüyanın işaret ettiği üzere, zühdü, takvâsı…
Bugün İslâm medeniyetinden söz edebiliyorsak, bunu Medine-i Münevvere’ye borçluyuz diyebiliriz. Zira İslâmî kültürün tekâmül etmeye…
Yazmak, bilgiyi kalıcı hâle getirmek ve nesiller boyunca paylaşmanın en sağlam yoludur. Müstensihlerden şapograf makinelerine…
Mustafa Râkım Efendi, Osmanlı hattatlığında celî sülüs ve tuğrada çığır açan müstesna bir üstattır.
Kalemi güçlü olduğu kadar, bedenen de kuvvetli olan Ahmed Midhat Efendi, devrin gazetecilerinden Lastik Said…