Osmanlı saray hayatı tamamen dış dünyaya kapalı idi ve buradaki hayat hakkında en küçük bir bilgi dışarıya çıkmazdı. Sonradan anlatılan ve ekserisi hayal ürünü olan harem hikâyeleri tamamen uydurma ve bilhassa batılıların geniş muhayyilelerinin eseridir…
Osmanlı Sarayı’nda hayat süren kadınlar ve bilhassa padişah anne ve hanımları hakkında bugüne kadar çok şeyler yazıldı ve söylendi. Buna rağmen bu yazılanların pek çoğu birkaç padişah hanımı ve annesi üzerinde yoğunlaştı.
Bazı isimler oldukça iyi bilinmekle beraber bunların, padişah haremindeki hayat şartlarının ne olduğu meselesi hakkında fazla bir şey yazılamamıştır. Çünkü bu hususta ne yazılı bir metin ne de ciddî bir kaynak mevcuttur. Zira, saray haremi padişahın en mahrem hayat mekânıdır ve bunun hakkında kimsenin bir söz söyleme yahut yazma hakkı yoktur. Bu sebeple harem hakkında daima bir esrar perdesi vardır.
Yazının devamını Yedikıta Dergisi 71. sayısından (Temmuz 2014) okuyabilirsiniz.
İslâm medeniyetinde, eserler telif edildikten sonra istinsah, şerh, hâşiye, muhtasar, zeyl ve benzeri çalışmalarla yeniden…
Çanakkale Muharebeleri’nde şehit düşen Mehmetçiğin geride bıraktığı emanetlerden biri de çarıklardır.
Fatih Sultan Mehmed’in fethettiği, Yavuz Sultan Selim’in çeyrek asır yönettiği, Kanuni Sultan Süleyman’ın çocukluk adımlarını…
Müslümanların, İtalya’nın bazı bölgelerinde emirlikler kurduğunu duymuş muydunuz?
Üsküdar sırtlarında, geçmişte bir sayfiye köyünün kalbinde yükselen bulgurlu Bayrampaşa Camii, Osmanlı’dan günümüze ulaşan mimarisiyle…
İstanbul’un çeşmeleri, taşla suyun buluştuğu zarif yapılardan fazlasını ifade eder; her biri bir devrin zevkini,…