Endülüs medeniyetinin Batı’ya olan tesirleri her zeminde kendine yer bulan bir konudur. Bu tartışmasız gerçeği ispatlayan tespitler ise meselenin biraz daha az aydınlık kısmını oluşturuyor. Endülüs çöktükten sonra bile yazılan eserlerin dünyayı nasıl etkilediği ve bir sultanın yazdığı geometri kitabı bu yazının konusunu teşkil ediyor…
Endülüs’ün 1031 yılında çökmesinden sonra, bütün siyasi karmaşaya rağmen ortaya çıkan şehir devletlerinde ilmî faaliyetler devam ediyordu. Özellikle Tuleytula’da hüküm süren Benu Nun ile Sarakusta’da hüküm süren Benû Hûd hanedanlıkları ilmî faaliyetlerde birbirleriyle rekabet içine girmişlerdi. Bu dönemdeki faaliyetlerin seviyesinin en ilginç şahidi, Tuleytula kadısı ve astronom Sa’id el-Endelüsî’nin (1029-1070), Tabakatü’l- Ümem başlıklı bir bilim tarihi kitabıdır. Kısa bir süre önce Türkçeye de kazandırılan bu kitap, sadece İslâm medeniyetinde bilim tarihi değil, Hint, Pers ve Roma gibi İslâm öncesi medeniyetlerdeki bilimsel faaliyetlerden de bahsetmektedir.
Yazının devamını Yedikıta Dergisi 91. sayısından (Mart 2016) okuyabilirsiniz.
Mohaç’ta kazanılan büyük zaferin üzerinden beş yüz yıl geçti.
Osmanlı Devleti, her konuda olduğu gibi koku meselesinde de o kadar ince bir meziyete sahiptir…
Carrington Olayı adıyla bilinen ve yakın tarihin kaydedilmiş en güçlü Güneş fırtınasına şahitlik edin!
Kaynaklarda Osmanlı Devleti'nin bilinen ilk resmî madalyası Ferahî'dir...
Balıkesir ve Çanakkale çevresinde kurulan Karesi Beyliği, Osmanlı’ya katılan ilk beylik olarak önemli bir yere…
16. yüzyıl yerleşimlerinin görsel hafızası niteliğindeki “Civitates Orbis Terrarum”, tarihin ilk kapsamlı şehir atlasıdır.