Anadolu topraklarında başlayan Bizans ile Selçuklu mücadelesi, uzun müddet devam etti. Bizans, Anadolu topraklarını kaybetse de Müslümanlara yönelik baskı ve zulümleri durmadı. Kaybettiği toprakları geri almak için zaman zaman Müslümanlar üzerine sefere çıktı, onları esir aldı. Sultan Sencer devrinde vuku bulan böyle bir hadiseden sonra, Müslüman esirler, Selçuklu sultanından yardım istediler. Sultan Sencer, esirlerin serbest bırakılması için Bizans imparatoruna bir mektup yazdı…
Selçuklular ile Bizans arasındaki mücadele, İslâm ülkelerinin zayıfladığı bir zamanda, taze bir kan olarak tarih sahnesinde görülen Selçukluların ortaya çıkışıyla başlar. Orta Asya bozkırlarında bir güneş gibi doğan Selçuklular, kısa sürede İran ve Irak’a hâkim olmuşlar, akabinde Bizans’la Anadolu topraklarında mücadeleye girişmişlerdi.
İki devlet arasındaki çetin boğuşma, Malazgirt Meydan Muharebesi’ne kadar durmaksızın devam edecekti. Tarihin büyük savaşlarından birisi olan Malazgirt’te büyük darbe alan Bizans’ın mukavemeti kırılmış; Selçuklu askerleri, atlarını Marmara kıyılarına, Boğazlara kadar sürmüşlerdi.
Sultan Alp Arslan, Malazgirt Savaşı’na katılan beylerine verdiği emirle, onları Anadolu’nun fethiyle görevlendirmişti. Kitleler hâlinde akın akın Anadolu’ya gelen Türkmenler, Anadolu’nun Türkleşerek İslâm ile müşerref olmasına vesile olmuşlardı.
Bu hadiseden sonra Bizans imparatorları, Anadolu toprakları üzerinde parlayan İslâm güneşini söndürmek, Türkmen akınları ve göçlerini durdurmak için büyük mücadele verdiler. Ancak başarılı olamadıkları gibi, sürekli toprak kaybettiler. Çareyi, dindaşlarından yardım istemekte bulan Bizans, haçlı seferlerini başlatarak, kaybettikleri toprakları geri alma umuduna kapıldı. Ancak Selçuklular, bu topraklarda misafir olmadıklarını, Anadolu’nun sahibi olduklarını, hem Bizans’a hem de haçlılara gösterdiler.
Buna rağmen Bizans, Türkmenleri Anadolu’dan çıkarmak, hiç olmazsa ilerlemelerini durdurma niyetinden hiç vazgeçmedi. Özellikle uç bölgelerinde, kaybettiği topraklar üzerine sefere çıkmaktan geri durmuyordu. Bizans’ın Müslümanlara yönelik zulümleri ve baskılarının çok arttığı bir dönemde, esir düşen Anadolu ahalisi, Selçuklu sultanına mektup gönderdiler. O tarihte Büyük Selçuklu tahtında Sultan Ahmed Sencer bulunuyordu.
Yazının tamamını Yedikıta Dergisi 186. sayısından (Şubat 2024) okuyabilirsiniz.
Osmanoğulları’nın ilk büyük payitahtı, Osmanlı’nın dibacesi ve beylikten devlete geçişin müjdeleyicisi Bursa; yeşili ve suyuyla…
Şeyh Üftâde (1490-1580) Hazretleri, daha doğumunda görülen müjdeli bir rüyanın işaret ettiği üzere, zühdü, takvâsı…
Bugün İslâm medeniyetinden söz edebiliyorsak, bunu Medine-i Münevvere’ye borçluyuz diyebiliriz. Zira İslâmî kültürün tekâmül etmeye…
Yazmak, bilgiyi kalıcı hâle getirmek ve nesiller boyunca paylaşmanın en sağlam yoludur. Müstensihlerden şapograf makinelerine…
Mustafa Râkım Efendi, Osmanlı hattatlığında celî sülüs ve tuğrada çığır açan müstesna bir üstattır.
Kalemi güçlü olduğu kadar, bedenen de kuvvetli olan Ahmed Midhat Efendi, devrin gazetecilerinden Lastik Said…