Kolera sınır tanımayan bulaşıcı ve öldürücü bir hastalıktır. Her ne kadar günümüzde bu hastalık zaman zaman görülse de, eskiden çok daha etkili ve yaygındı. Kolera salgınlarını kontrol altına almayı düşünen tıpçılar bir tarafa, hastalığın tarihinde sömürgeci İngilizlerin ayrı bir yeri vardır…
Kolera, epidemi (salgın) ve pandemi (kıtalararası salgın) hâlini alabilen, insanda bulantısız kusma, karın ağrısız şiddetli ishal, kısa zamanda su ve elektrolit kaybına bağlı gelişen ve kısa sürede tedbir alınmazsa oldukça öldürücü bir enfeksiyon hastalığıdır. Hastada şiddetli susuzlukla birlikte deri kurur, vücut ısısı düşer, baldırlarda kramplar başlar, akabinde deri morarır ve birkaç saat veya birkaç gün içinde ölüm gerçekleşir.
Yazının devamını Yedikıta Dergisi 52. sayısından (Aralık 2012) okuyabilirsiniz.
Mohaç’ta kazanılan büyük zaferin üzerinden beş yüz yıl geçti.
Osmanlı Devleti, her konuda olduğu gibi koku meselesinde de o kadar ince bir meziyete sahiptir…
Carrington Olayı adıyla bilinen ve yakın tarihin kaydedilmiş en güçlü Güneş fırtınasına şahitlik edin!
Kaynaklarda Osmanlı Devleti'nin bilinen ilk resmî madalyası Ferahî'dir...
Balıkesir ve Çanakkale çevresinde kurulan Karesi Beyliği, Osmanlı’ya katılan ilk beylik olarak önemli bir yere…
16. yüzyıl yerleşimlerinin görsel hafızası niteliğindeki “Civitates Orbis Terrarum”, tarihin ilk kapsamlı şehir atlasıdır.