Osmanlı sultanları, valide ve hanım sultanları, bazı vezirler ve idareciler vekâlet yolu ile hac yaptırmakla kalmıyor her sene namlarına hac yapılması için vakıflar tesis ediyorlardı…
Osmanlı sultanları, hanım sultanları ve idarecilerinin birçoğu, her Müslüman’a farz olan hac vazifesini umumiyetle vekâleten ifa ettirmişlerdir. O devirde İstanbul-Mekke-i Mükerreme arası gidiş-dönüş en az altı aylık aylık bir zaman aldığından, sultanların devlet merkezinden bu kadar uzun süre uzak kalmaları uygun görülmemiş ve ulema onların hac farizalarını vekâleten yaptırabileceklerine dair fetva vermiştir. Bu fetvaya istinaden sultanların yanı sıra valide, hanım sultanlar, bazı vezirler ve idareciler de vekâlet yolu ile hac yaptırmakla kalmayıp her sene namlarına hac yapılması için vakıflar tesis etmişlerdir.
Yazının devamını Yedikıta Dergisi 52. sayısından (Aralık 2012) okuyabilirsiniz.
Kendini Avrupa’nın kralı ilân eden Şarlken, gözünü Cezayir’e diker. Ancak kendini beğenmiş kibirli ordusuna, gözü…
Gelin, Seyahatnâme'nin yazılışına kapı aralayan Bursa yolculuğuna ve nihayetinde müsade ile kaleme alınan eserin doğuşuna…
Kanuni Sultan Süleyman Han devrinde, Zigetvar Seferi’nde esir düşen Mustafa Çavuş’un, zindandaki hâlini resmedip İstanbul’a…
Tarihimizdeki ilk yazılı İslâm hukuku örneklerinden biri olan “el-Mesâilü’l-Melikşâhiyye” kanunnamesi; Osmanlı “Mecelle”sinden tam sekiz yüz…
Tuna Nehri kıyısında kurulan Silistre, akarsuların bol olduğu bereketli topraklar üzerinde yükselmiş bir şehirdir. Osmanlı…
18. yüzyılda Hint alt kıtasına yerleşen Büyük Britanya, gücünü pekiştirmek istiyordu. Elindeki topraklarla yetinmeyen İngilizler,…