Fırat ve Dicle nehirleri başta olmak üzere, Mezopotamya’da akarsu ulaşımında kullanılan vasıtaların en eskilerinden birisi, bugün unutulmaya yüz tutmuş olan “kelek”lerdir. Kelekler koyun, keçi veya sığır derilerinden yapılan tulumların bir araya getirilip bağlanması ile ortaya çıkan sallardır…
Günümüz itibariyle Türkiye’de doğup, adeta birbirine paralel olarak akan, sınırlarımız dışında Basra Körfezi’ne dökülmeden önce birleşerek “Şattü’l-Arab” adını alan Fırat ve Dicle nehirleri tek bir havza oluşturur. Zirai açıdan son derece verimli olan bu havza üzerinde yer alan topraklar tarih boyunca “Beyne’n-nehreyn”, “el-Cezire” veya “Mezopotamya” diye isimlendirilmiştir.
Mezopotamya’ya hayat veren Fırat ve Dicle nehirleri üzerindeki ulaşımın tarihi, antik devirlerden itibaren kullanılan çeşitli sallardan başlayarak modern zamanlardaki buharlı ve motorlu gemilere kadar uzanır. Fırat ve Dicle nehirleri üzerinde kullanılan vasıtaların en eskilerinden birisi, bugün tamamen unutulmaya yüz tutmuş ve kullanımdan kalkmış olan “kelek”lerdir.
Kelek nedir ve nasıl yapılır?
Kelek; koyun, keçi gibi küçükbaş hayvanların ya da sığırların kesildikten sonra derisinin parçalanmadan yüzülmesi ile elde edilen tulumların şişirilmesi ve bunların ahşap malzeme ile birbirine bağlanmasıyla meydana getirilen bir çeşit saldır.
Yazının devamını Yedikıta Dergisi Eylül (61. Sayı 2013) sayısından okuyabilirsiniz.
Mohaç’ta kazanılan büyük zaferin üzerinden beş yüz yıl geçti.
Osmanlı Devleti, her konuda olduğu gibi koku meselesinde de o kadar ince bir meziyete sahiptir…
Carrington Olayı adıyla bilinen ve yakın tarihin kaydedilmiş en güçlü Güneş fırtınasına şahitlik edin!
Kaynaklarda Osmanlı Devleti'nin bilinen ilk resmî madalyası Ferahî'dir...
Balıkesir ve Çanakkale çevresinde kurulan Karesi Beyliği, Osmanlı’ya katılan ilk beylik olarak önemli bir yere…
16. yüzyıl yerleşimlerinin görsel hafızası niteliğindeki “Civitates Orbis Terrarum”, tarihin ilk kapsamlı şehir atlasıdır.