Osmanlı padişahlarının mukaddes topraklara gösterdikleri tazim ve hürmet, oraların hizmetçileri olduktan sonra kat kat artmış, her cihetten üzerine titredikleri bu topraklardaki en küçük meselelerle dahi bizzat ilgilenmişlerdi. Ta ki mesele hallolup kalpleri teskîn oluncaya dek…
Arabistan’ın Necid bölgesinde Uyeyne’de 1703 yılında doğan Muhammed bin Abdülvehhab, itikat ve amelde Ehl-i Sünnet’e ve dinin aslına aykırı görüşlerle ortaya çıktı. Müslümanlara karşı büyük bir mücadele başlattı. Daha sonra Vehhabîlik olarak isimlendirilecek olan fikirleri, ilk ortaya çıkışından itibaren İslâm âlimlerinin tepkisini çekti. Fakat Dir’iye emiri Muhammed bin Suud’la ittifak etmeyi başardı. Abdülvehhab – Suud ikilisi arasında yapıldığı iddia edilen bir antlaşmaya göre Suudî emiri, şeyhin Suudî hâkimiyetini desteklemesi taahhüdü karşılığında Vehhabî davasını yayma hususunda her türlü yardımı yapmaya söz verdi.
Yazının devamını Yedikıta Dergisi 91. sayısından (Mart 2016) okuyabilirsiniz.
Sahabe izleriyle bereket bulan Bitlis, sinesinde kadim medeniyetlerin izlerini taşıyor. Tarihin tabiatla bütünleştiği kadim şehir,…
Üç Osmanlı şehri, üç ecdat yadigârı cami… Bulgaristan topraklarında gördüklerimiz ve burada yazdıklarımız, bu yolculuğun…
Nizâmiye Medreseleri, bir eğitim kurumundan çok daha fazlasıydı. Sistemli yapısı, vakıf destekli malî gücü, dinî-siyasî…
Cihan devletinin padişahları ve hanedan mensupları arasında kaleme alınan mektuplar, asırlar öncesinden günümüze ulaşarak bizlere…
Estergon seferi dönüşü Edirne’de çadırında konaklayan Kanuni Sultan Süleyman Han, yüreğini yakan bir haberle sarsılmıştı.…
Anadolu’nun taçkapıları, medeniyetimizin taşa işlenmiş şaheserleridir. Her birinde incelik ve zarafetin yanında, mahir ustaların sabrı…