Gelin, sofralarımızın lezzet kaynağı baharatı mutfaktaki kabından kurtarıp, ismini verdiği yolda tarihî bir yolculuğa çıkalım. Uğruna savaşlar yapılan coğrafî keşiflere vesile olan, hatta bir zamanlar para yerine de kullanılan baharatın tarihine seyrüsefer yapalım…
Yeme-içme ve bunlarla ilgili konular, geçmişten günümüze insanoğlunun hayatında önemli bir yer teşkil etmiştir. Tarih boyunca insanlar tarafından farklı coğrafyalarda çeşitli şekillerde kullanılan baharat da, insanlık tarihiyle iç içe geçmiş kadim bir geçmişe sahiptir. Fakat baharatı sadece yemeklerimizi tatlandıran veya hoş koku veren bir gıda olarak görmek, onun tarih içerisindeki seyrin eve etkilerine nispetle büyük haksızlık olur.
Yazının devamını Yedikıta Dergisi 95. sayısından (Temmuz 2016) okuyabilirsiniz.
Asırlar boyunca İslâm medeniyetinin manevî omurgasını oluşturan fütüvvet ve onun Anadolu’daki tezahürü olan Ahilik, gençliği…
Küçük bir gemi reisliğinden kaptan-ı deryalığa kadar yükselen Barbaros Hayreddin Paşa, Akdeniz’in her köşesinde yankılanan…
Tarihin engin hatıralarını barındırır Divanyolu. Yerebatan Sarnıcı’ndan yola çıksanız, yol boyu sağlı sollu pek çok…
Kânî Efendi’nin gönlündeki İstanbul’a gitme sevdası karşısında herkes, aklıyla konuşmuştu ama o, gönlüyle yürümüştü…
Selçuklu dönemi, tefsir ilminin müstakil bir disiplin olarak şekillendiği, farklı coğrafyalarda ihtiyaçlara cevap veren zengin…
İstanbul’un ihtişamlı tarihinin gölgesinde kalan Çatalca Surları, şehrin dış savunma hattının bir parçası olarak beşinci…