Çatalca’nın Tarihî Surları

İstanbul’un ihtişamlı tarihinin gölgesinde kalan Çatalca Surları, şehrin dış savunma hattının bir parçası olarak beşinci yüzyılın sonunda inşa edildi. Bugün pek az kişinin bildiği bu devasa yapılar, İstanbul’u batıdan gelebilecek tehditlere karşı koruyan ilk kalkan görevini üstlenmişti. Peki, zamanla unutulan bu surların ardında nasıl bir tarih yatıyor?..

Karadeniz’in hırçın dalgalarından Marmara’nın dingin sularına uzanan, unutulmuş bir tarih Anastasios Surları. Çatalca’nın belli bölgelerinde, özellikle Evcik Plajı yolunda gördüğüm devasa taş yığınları, çocukluğumdan beri dikkatimi çekerdi. Babam, onların “Bizans’tan kalma” olduğunu söyler, köylüler “Koca Duvar” diye anar, defineciler ise delik deşik ederdi. Oysa bu tarihî surlar, İstanbul’un unutulmuş savunma hattının izleriydi.

“Şehri Korumak Yetmez!”

Tarihî Yarımada’daki Theodosius Surları meşhurdur. Ancak Çatalca’da bulunan Anastasios Surları da onlardan geri kalır sayılmaz. Theodosius Surları’ndan yaklaşık bir asır önce, 5. yüzyılın sonunda Doğu Roma İmparatoru I. Anastasios (491-518), kuzeyden gelen tehditlere karşı daha kapsamlı bir savunma hamlesine girişti. O dönemde Avrupa’da hâkimiyet kurmaya çalışan Türk boylarından Hunlar ve Bulgarlar, Doğu Roma’yı ciddî şekilde zorluyordu. Bunlara bir süre sonra Slavların da eklenmesiyle imparator, çözümü, yeni ve güçlü bir savunma hattı inşa etmekte buldu.

İmparator, “Şehri korumak yetmez, düşmanı daha uzakta durdurmalıyız.” diyerek Karadeniz’den Marmara’ya uzanacak devasa bir savunma hattı tasarlattı. Böylece, 497’de başlayan ve 507-512 yılları arasında tamamlanan yaklaşık 56 kilometrelik bu taş kuşak ortaya çıktı.

Yer yer 3,5 metre kalınlığa ve 5-6 metre yüksekliğe ulaşan surlar; kuleler, kapılar, hendekler ve askerî yollarla âdeta bir savunma kompleksi oluşturuyordu. Üzerinde görev yapan askerler için kışlalar ve ordugâhlar inşa edilmiş, Karacaköy civarında dev bir kamp alanı yapılmıştı.

Yazının tamamını Yedikıta Dergisi 210. sayısından (Şubat 2026) okuyabilirsiniz.

Yusuf Enes Özmen

Recent Posts

Muazzam Zafer Mohaç Meydan Muharebesi 1526

Mohaç’ta kazanılan büyük zaferin üzerinden beş yüz yıl geçti.

1 hafta ago

Osmanlı’da Koku Medeniyeti

Osmanlı Devleti, her konuda olduğu gibi koku meselesinde de o kadar ince bir meziyete sahiptir…

1 hafta ago

Geceyi Gündüze Çeviren Afet Carrington Olayı

Carrington Olayı adıyla bilinen ve yakın tarihin kaydedilmiş en güçlü Güneş fırtınasına şahitlik edin!

1 hafta ago

Osmanlı’da İlk Madalya Ferahî

Kaynaklarda Osmanlı Devleti'nin bilinen ilk resmî madalyası Ferahî'dir...

1 hafta ago

Rumeli’nin Kapısını Açan Beylik Karesioğulları

Balıkesir ve Çanakkale çevresinde kurulan Karesi Beyliği, Osmanlı’ya katılan ilk beylik olarak önemli bir yere…

1 hafta ago

İlk Şehir Atlası Civitates Orbis Terrarum

16. yüzyıl yerleşimlerinin görsel hafızası niteliğindeki “Civitates Orbis Terrarum”, tarihin ilk kapsamlı şehir atlasıdır.

1 hafta ago