Categories: Dünya TarihiManşet

Avrupa’nın Timsahlarına Ne Oldu?..

İnsanoğlu, nefsi için birçok canlının neslinin tükenmesine sebebiyet vermektedir. Lüzumsuz ve vakitsiz keyfi avlanmalar, tabiatın dengesini altüst etmektedir. Her ne kadar nesli tükenmese de varlıkları risk altında olan timsahların, Avrupa’da görülmemesinin sebebi ne ola ki?

Zamanla pek çok canlı türünün neslinin tükendiği gözlenmiştir. En kuvvetli hayvanlar bile yaşanan tabiat hadiseleri karşısında dayanamayıp ortadan kalkmışlar. Meselâ dinozorlar, tarihin en kuvvetli canlıları olarak bilinir. Yaşadıkları dönemde dünyanın hâkimiydiler. Niçin olduğu bugün de bilinmeyen sebep yahut sebeplerle yok olmuşlardır.

İnsanların çoğalıp yayılması, bazı hayvanların yaşam alanlarını daraltmış, bu hayvanlardan geriye sadece fotoğrafları kalmış. Türkçeye “Tasmanya Canavarı” olarak geçen Tasmanian Tiger, Avustralya’ya yerleşenler tarafından ortadan kaldırılmış. En son ferdi, 1936’da terk-i dünya etmiş. Şimdi fotoğraflarına bakmakla yetinmek zorundayız.

Türkiye’de M.Ö. 1000’li yıllarda aslanların yaşadığını arkeolojik tabletlerden öğreniyoruz. Onları ne zaman tüketmişler bilen yok ama gazetelere yansıyan haberlere göre son leoparlar, İzmir Urla’da 1939’da, Kırklareli’de 1942, Bolu’da 1967’de ve Ankara Beypazarı’nda ise 1974 yılında katledilmiş. Geniş bilgi almak isteyenler, Yedikıta Dergisi, 10. sayısına (Haziran 2009) başvurabilir.

Peki, Ya Timsahlar…

İnsanların gadrine uğrayan canlılardan biri de timsahlar olmuş. Ancak şu âna kadar soyları kurumamış.

Timsahlar, bataklıklarda ve tatlı su kenarlarında yaşayan sürüngenlerdir. Uzun bir vücudu, kısa bacakları, yüzmesini sağlayan güçlü, uzun bir kuyruğu vardır. Çok kuvvetli çene ve dişleriyle avını yakaladığı anda kendi etrafında dönünce bütün kemiklerini kırar. Timsahlar, yemek yemeden aylarca dayanabilir. Karşı konulamaz gücü sebebiyle Firavunlar döneminde kutsal hayvan muamelesi bile görmüş.

Yazının tamamını Yedikıta Dergisi 168. sayısından (Ağustos 2022) okuyabilirsiniz.

 

Ahmet Sarbay

Recent Posts

Ulu Çınarın Bahar Mevsimi Bursa’nın Fethi

Osmanoğulları’nın ilk büyük payitahtı, Osmanlı’nın dibacesi ve beylikten devlete geçişin müjdeleyicisi Bursa; yeşili ve suyuyla…

4 hafta ago

Bursa’nın Manevî Mihmandarı Şeyh Üftâde (RAH.)

Şeyh Üftâde (1490-1580) Hazretleri, daha doğumunda görülen müjdeli bir rüyanın işaret ettiği üzere, zühdü, takvâsı…

4 hafta ago

Aydınlığın ve İrfanın Başşehri: Medine-i Münevvere

Bugün İslâm medeniyetinden söz edebiliyorsak, bunu Medine-i Münevvere’ye borçluyuz diyebiliriz. Zira İslâmî kültürün tekâmül etmeye…

4 hafta ago

Nüshadan İstinsaha “Müstensihin” Terakkisi Müstensih Makinesi

Yazmak, bilgiyi kalıcı hâle getirmek ve nesiller boyunca paylaşmanın en sağlam yoludur. Müstensihlerden şapograf makinelerine…

4 hafta ago

Vefatının 200. Yılında Mustafa Râkım Efendi

Mustafa Râkım Efendi, Osmanlı hattatlığında celî sülüs ve tuğrada çığır açan müstesna bir üstattır.

4 hafta ago

Kalemli Değil Sopalı Edebiyat Tartışması

Kalemi güçlü olduğu kadar, bedenen de kuvvetli olan Ahmed Midhat Efendi, devrin gazetecilerinden Lastik Said…

4 hafta ago