BİNLERCE ASKERİN GECELİ GÜNDÜZLÜ ÇALIŞARAK İNŞA ETTİĞİ BİR TREN HATTIYDI, HALİÇ KARADENİZ SAHRA HATTI… YILLARCA KADERİNE TERK EDİLMİŞ VAZİYETTE, TOPRAĞA GÖMÜLÜ BİR HALDE BEKLEDİ DURDU. NİHAYET, SON GÜNLERDE HATTIN TEKRAR FAAL HALE GETİRİLMESİ GÜNDEMDE…
Osmanlı devrinde İstanbul’un elektrik ihtiyacını karşılamak üzere Kağıthane’de 1914 tarihinde kurulan Silahtarağa Termik Santrali, kömürün yakılması ile ortaya çıkan enerjiyi jeneratörler vasıtasıyla elektriğe dönüştürüyordu. Gerekli kömür ise Zonguldak’taki madenlerden karşılanıyordu. Zonguldak’tan gemilere yüklenen kömür deniz yoluyla Haliç’teki santrale ulaştırılıyordu.
1914 tarihinde Birinci Dünya Savaşı’nın başlaması ve Rusya’nın Karadeniz’deki Osmanlı gemilerini tehdit etmesi üzerine Zonguldak’tan yapılan kömür nakliyatında aksaklıklar başladı. Dolayısıyla İstanbul’un elektriğini üreten tek santral konumunda olan Silahtarağa Termik Santrali’ne başka yollardan kömür temin etmek gerekiyordu. Ama nasıl? Santralin üretimde aksaklık yaşamaması için kömür ihtiyacının aralıksız olarak sağlanması zaruriydi.
Silahtarağa Termik Santrali’nin işletmecisi Osmanlı Anonim Elektrik Şirketi problemi ortadan kaldırmak için çareler aramaya başladı. Bir süre sonra şirket, İstanbul’un kuzeyinde bulunan linyit ocaklarından çıkarılan kömürün, santrale ulaştırılması için bölgeye bir demiryolu hattı inşa edilmesine karar verdi. Proje, İstanbul’un elektriksiz kalma ihtimali dolayısıyla oldukça önemliydi.
Yazının devamını Yedikıta Dergisi Ekim (74. Sayı 2014) sayısından okuyabilirsiniz.
Osmanoğulları’nın ilk büyük payitahtı, Osmanlı’nın dibacesi ve beylikten devlete geçişin müjdeleyicisi Bursa; yeşili ve suyuyla…
Şeyh Üftâde (1490-1580) Hazretleri, daha doğumunda görülen müjdeli bir rüyanın işaret ettiği üzere, zühdü, takvâsı…
Bugün İslâm medeniyetinden söz edebiliyorsak, bunu Medine-i Münevvere’ye borçluyuz diyebiliriz. Zira İslâmî kültürün tekâmül etmeye…
Yazmak, bilgiyi kalıcı hâle getirmek ve nesiller boyunca paylaşmanın en sağlam yoludur. Müstensihlerden şapograf makinelerine…
Mustafa Râkım Efendi, Osmanlı hattatlığında celî sülüs ve tuğrada çığır açan müstesna bir üstattır.
Kalemi güçlü olduğu kadar, bedenen de kuvvetli olan Ahmed Midhat Efendi, devrin gazetecilerinden Lastik Said…