Bir zamanlar evlerimizin vazgeçilmez birer parçasıydı fiske lambalar. Çocukluk gecelerimizin sırdaşı, anılarla dolu hayatımızın yoldaşı, hayat ışığıydı. Günümüzde sadece nostaljik obje olarak kullanılan fiske lambaları, bu kadar özel ve anlamlı kılan kaybettiklerimizin çağrıştırdığı hüzünler mi acaba?
Fiske Lamba Deyip Geçme…
Bazıları fiske lamba der ona, bazıları idare lambası. Kimileri gaz lambası dediği gibi kandil diyenler de vardır. Bir adının da misbah olduğunu pek az kişi bilir. Hatta bir adı da şinanaymış. O aslında bir zamanlar medeniyet ve münevverata giden yolun ışığıydı. 1980’li yıllarda senelerinde 10 saatlik piyade yürüyüşle ulaştığımız yaylamızda (Taşlık Yayla) görmüştüm, at nalından yapılmış çırakman üzerinde yanan çıranın yanında.
Yazının devamını Yedikıta Dergisi 106. sayısından (Haziran 2017) okuyabilirsiniz.
Haziran 1908’de Baltık Denizi kıyısındaki Reval şehrinde, İngiltere’nin kral ve kraliçesi ile Rusya’nın çar ve…
Avrupa’da yaygın olan cüzzam hastalığı, haçlıların Kudüs’ü işgaliyle başka coğrafyalarda da görülmeye başlamıştı. Bu hastalığı…
Toprak, bir milletin hafızasıdır. O hafızanın en derin satırlarını ise mezar taşları yazar. Her biri…
Eskişehir’in doğusunda, Sakarya Nehri’nin sessiz pınarlarından hayat bulan verimli bozkırlarda, iki kardeş ilçe yükselir: Çifteler…
Sultanların saltanatına değer katan seçkin âlimlerden biri de, Sultan Fatih’in en büyük destekçilerinden Fenârîzâde Ali…
Ordusu, müneccimlerin vereceği haberi beklerken o, okuduğu âyet-i kerîmelerle askerlerine en büyük dayanağı sağlamıştı…