Bir zamanlar evlerimizin vazgeçilmez birer parçasıydı fiske lambalar. Çocukluk gecelerimizin sırdaşı, anılarla dolu hayatımızın yoldaşı, hayat ışığıydı. Günümüzde sadece nostaljik obje olarak kullanılan fiske lambaları, bu kadar özel ve anlamlı kılan kaybettiklerimizin çağrıştırdığı hüzünler mi acaba?
Fiske Lamba Deyip Geçme…
Bazıları fiske lamba der ona, bazıları idare lambası. Kimileri gaz lambası dediği gibi kandil diyenler de vardır. Bir adının da misbah olduğunu pek az kişi bilir. Hatta bir adı da şinanaymış. O aslında bir zamanlar medeniyet ve münevverata giden yolun ışığıydı. 1980’li yıllarda senelerinde 10 saatlik piyade yürüyüşle ulaştığımız yaylamızda (Taşlık Yayla) görmüştüm, at nalından yapılmış çırakman üzerinde yanan çıranın yanında.
Yazının devamını Yedikıta Dergisi 106. sayısından (Haziran 2017) okuyabilirsiniz.
Büreyde bin Husayb el-Eslemî (r.a.) Hazretleri, Horasan bölgesinde en son vefat eden sahabî olup, İslâm…
Osmanlı medeniyeti, gücünü; ölçüden, edep ve zarafetten aldı. Şehrin imarından hane kapısına kadar uzanan bu…
Siperler topraktı, gökyüzü ateşle doluydu. Ramazan-ı Şerif’in manevî serinliği, Çanakkale siperlerinin her yanında hissediliyordu.
Yaşlı ve hasta olmasına rağmen Zigetvar Kuşatması’na bizzat katılan Sultan Süleyman, sefer sırasında irtihal etti.…
Dünyanın en çok ziyaret edilen şehirlerinden Barselona, bir zamanlar “Berşelûne” adıyla Endülüs’ün kuzeyindeki önemli İslâm…
Anadolu coğrafyası, hâlâ ecdadın binlerce eseriyle süslü. Bu medeniyet unsurları maalesef, güya yine “medeniyet” adına…